HALKWEBAutorenVan Gölü’nde Bir Aşk, Bir İsim, Bir Hesaplaşma: Ahtamar

Van Gölü’nde Bir Aşk, Bir İsim, Bir Hesaplaşma: Ahtamar

Van Gölü burada romantik bir dekor değil; sır saklayan, sır boğan, sır taşıyan bir hafızadır.

0:00 0:00

Bazı şiirler vardır; estetik değildir, tanıklıktır.
Hovhannes Tumanyan’ın Ahtamar’ı tam olarak böyle bir şiirdir.
Bir aşk hikâyesi gibi okunur ama aslında bir toplum davasıdır.

Van Gölü burada romantik bir dekor değil; sır saklayan, sır boğan, sır taşıyan bir hafızadır.
Kıyıdan adaya yüzerek giden genç, sadece Tamar’a değil, yasaklara, korkulara, dedikoduya meydan okur.

Tamar’ın yaktığı ateş masumdur.
Ama bu coğrafyada masumiyet çoğu zaman suç sayılır.
Ve biri mutlaka çıkar,
“ahlâk” adına o ateşi söndürür.

Tumanyan’ın asıl cesareti buradadır:
Suçluyu denizde aramaz.
Ne dalgaları, ne fırtınayı, ne karanlığı suçlar.
İnsanı işaret eder.
Kıskananı, gözetleyeni, dedikoduyu erdem sananı…

Genç adam denizde boğulurken,
toplum kıyıda rahat bir nefes alır.
Çünkü düzen bozulmamıştır.
Aşk ölmüş, normlar yaşamıştır.

Sabah olduğunda Van Gölü bir ceset getirir.
Dudaklarda kalan “Ah! Tamar!”
bir sevda fısıltısı değil,
gecikmiş bir itirazdır.

Ve ada bugün Akdamar Adası diye anılır.
Yani bu topraklarda taşın, suyun, adanın bile adı vardır;
ama boğulan aşkların hesabı yoktur.

Bu coğrafyada aşk yüzmeyi bilse bile, toplum boğmayı çok iyi bilir.

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS