HALKWEBAutorenNicht Müdigkeit, Ungerechtigkeit

Nicht Müdigkeit, Ungerechtigkeit

1 Mayıs kutlama değil. Hatırlatma. Şunu soruyor. Emeğin yanında mısın, yoksa işine geldiği yerde mi?

0:00 0:00

1 Mayıs’ta herkes iyi. Emek konuşuluyor, alın teri, saygı, hak deniyor. Bir gün sürüyor. Ertesi gün herkes eski haline dönüyor.

İnsanlar çalışıyor. Hem de çok. Yoruluyor. Ama ay sonu geliyor, sonuç yok. Gelecek dediğin şey sürekli erteleniyor.

Sonra soruyoruz, neden kimse işine sarılmıyor?

Çünkü sarılmanın bir getirisi yok.

Bunu görmek zor değil. Aynı yerde iki kişi var. Biri işi sırtlanıyor, diğeri idare ediyor. Ama iş ilerlemeye gelince öne geçen çalışan olmuyor. Daha yakın olan oluyor. Yakın derken açık. Yönetime yakın, daha görünür, daha çok göze giren.

Bunu bir kere gördün mü, bitti. İkinci gün aynı şekilde çalışmazsın. Bu tembellik değil. Bu, durumu anlamak.

Sistem sana neyi ödüllendiriyorsa, sen ona dönüşürsün. Emek ödüllendirilmiyorsa kimse uzun süre emek vermez. Sessizlik işe yarıyorsa herkes susar.

Sonra kalite düşer, güven azalır, herkes şikayet eder. Ama kimse şunu söylemez. Bu düzen kendiliğinden gitmiyor, götürülüyor.

Kurallar var deniyor ama herkese aynı uygulanmıyor. Ölçü var deniyor ama çoğu zaman ölçülen şey iş değil, izlenim. Denetim var deniyor ama seçici.

Tıpta da aynı. Aynı serviste biri gerçekten yük alır, diğeri daha azla gider. Ama fırsat gelince aradaki fark görünmez. Bazen daha çok çalışan değil, daha görünür olan öne geçer. Bunu iki kere yaşayan üçüncüde geri çekilir. Çünkü anlamıştır. Fazlası şart değil.

Evet, herkes aynı çalışmaz. Ama konu bu değil. Çalışanla çalışmayanın farkı yoksa kimse fazla çalışmaz. Orada iş biter.

Sonra dönüp neden böyle oldu diye sorulur. Cevap ortada.

Bir de şu var. Herkes yukarıyı suçlar. Kolay olan o. Ama aşağısı da tertemiz değil.

Birinin hakkı yenirken ne yaptın? Gördün mü, geçtin mi? Çünkü iş orada başlar.

Sessizlik tarafsızlık değil. Sessizlik konfor. Küçük kayırmayı görmezden gelirsen büyüğünü hazırlarsın. Bugün başkasının hakkı gider, yarın seninki.

Evet, konuşmak zor. Ama susmak daha pahalı. Çünkü sustukça bu iş düzelmez, yerleşir.

Şartlar zor denir. Doğru. Ama aynı şartta kimin öne çıkacağı hâlâ bir tercih.

1 Mayıs bu yüzden kutlama değil. Hatırlatma.

Şunu soruyor. Emeğin yanında mısın, yoksa işine geldiği yerde mi?

Değişir mi? Değişir. Ama nutukla değil, anla değişir. İçinden “boş ver” dediğin o anla.

Orada ya devam edersin ya da bozarsın.

Sonuç basit. Emeğe değer istiyorsan önce sen vereceksin. Her gün.

Yorgunluk geçer. Haksızlık kalır.

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS