HALKWEBAutorenÖfkenin Siyaseti

Öfkenin Siyaseti

Çünkü öfke dikkat çeker. Televizyon ekranında sakin cümleler değil, sert çıkışlar yayılır. Sosyal medyada en hızlı dolaşan şey de öfkelidir. Bugünün siyaseti biraz da bunun üstüne kurulu.

0:00 0:00

Türkiye’de siyaset uzun zamandır fikirlerin yarışı olmaktan çıktı. Şimdi daha çok seslerin yarışı var. Kim daha sert konuşursa, kim daha ağır yüklenirse, kim karşısındakini daha fazla sıkıştırırsa daha görünür oluyor.

Çünkü memleket yoruldu. Ekonomik sıkıntı, adalet tartışmaları, bitmeyen gerilim insanlarda birikmiş bir öfke oluşturdu. Böyle zamanlarda sakin konuşan siyasetçi bazen silik görünür. Sert konuşan ise güçlü.

Özgür Özel son dönemde tam da bu sertleşen siyasetin diliyle konuşuyor. Süre veriyor, isim söylüyor, “açıklarım” diyor, “hesap soracağız” diyor. Kendi seçmeninin bir kısmı bunu “nihayet geri çekilmeyen muhalefet” diye görüyor. Bir kısmı ise bu tonun ülkeye daha fazla gerilim taşıdığını düşünüyor.

Bu yalnızca bir üslup tercihi değil aslında. Bir siyasi yöntem.

Çünkü öfke dikkat çeker. Televizyon ekranında sakin cümleler değil, sert çıkışlar yayılır. Sosyal medyada en hızlı dolaşan şey de öfkelidir. Bugünün siyaseti biraz da bunun üstüne kurulu.

Bir başka gerçek daha var.

Uzun süre kaybeden ya da etkisiz kaldığını düşünen siyasi tabanlar, zamanla daha sert lider ister. “Kibar konuşarak olmuyor” düşüncesi yayılır. Özgür Özel’in dili biraz da bu beklentiye cevap veriyor.

Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir çizgi var.

Sert muhalefet başka şeydir, sürekli gerilim üretmek başka.

Demokrasilerde muhalefet elbette hesap sorar. İktidarı sıkıştırır. Belgeleri konuşur. Yanlışı ortaya koyar. Bunlar siyasetin doğal tarafıdır. Ama siyaset yalnızca tehdit hissi veren cümlelere dönüşürse, toplumun sinir uçları bozulmaya başlar.

Çünkü vatandaş bir süre sonra projeyi değil kavgayı duyar. Çözümü değil restleşmeyi izler.

Daha da önemlisi, siyasetçinin dili topluma bulaşır.

Yukarıda herkes birbirine bağırıyorsa aşağıda insanlar da birbirini dinlememeye başlar. Her farklı fikir düşmanlık gibi algılanır. İnsanlar aynı ülkenin yurttaşı olduğunu unutup birbirini karşı cephe gibi görmeye başlar.

Türkiye’nin bugün yaşadığı büyük kırılmanın altında biraz da bu var.

Herkes çok öfkeli. Herkes çok gergin. Herkes birbirinden şüphe ediyor.

Oysa devlet yönetmek yalnızca mücadele işi değildir. Devlet ciddiyet ister. Denge ister. Soğukkanlılık ister.

Öfke kalabalığı ayağa kaldırabilir. Ama bir ülkeyi uzun süre ayakta tutan şey yalnızca öfke değildir.

Bir ülkeyi ayakta tutan şey, insanların birbirine güvenebilmesidir.

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS