HALKWEBYazarlarMachiavelist Zamanlar ve Ahlaki Toplum

Machiavelist Zamanlar ve Ahlaki Toplum

Nicolo Machiavelli, Ortaçağ’ın feodal beylerinin ve kilise rahiplerinin yönetimi altında ezilen serflerin döneminden, burjuva sınıfının filizlendiği modern ve laik dönemlere geçişin önemli düşünürlerinden birisidir.

Feodalizmin sınıfsal karakteri, çok sayıda büyük toprak sahibinin, büyük serf yığınlarını kendilerine bağlı olarak çalıştırdığı, merkezi bir devlet yapılanmasının olmadığı, her topluluğun bir kilisesinin olduğu, sömürünün doğrudan feodal beyler tarafından yapıldığı, bunun meşruiyetinin de kiliseler tarafından sağlandığı bir üretim biçimidir.

Machiavelli, bu dönemde yeni filizlenen burjuva sınıfının, feodalizmi aşma, merkezi pazar ve bunun örgütlenmesi olan devlet formu ihtiyacını ‘Prens’ eserinde ortaya koymuştur.

Machiavelli, Prens adlı eserde, iktidarın nasıl elde edileceğini, devletin nasıl korunacağını ve liderlik stratejilerini incelemiş ve önemli tezler ileri sürmüştür. Kitap, ana hatlarıyla iktidarı koruma yolları, liderin ahlak ve güç dengesi ile ordu yönetimi konularını ele alır.

Ahlak ve siyaset açısından, siyasetin geleneksel ahlak kurallarından ayrı tutulması gerektiğini, hedefe ulaşmak için kurnazlık ve şiddet kullanımının meşru olabileceğini savunmuş, liderin de gerektiğinde tilki gibi kurnaz, aslan gibi güçlü olması gerektiğini ileri sürmüştür. Bu görüşlerle daha sonraki yıllarda ‘Amaca giden her yol, mubahtır!’ anlayışının oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Son dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye eski başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘Değişim’ adı altında başlattığı ve CHP içinde yaşanan tartışmalar sonucunda ‘Yeni Parti’ oluşumunun ortaya çıkmasına yol açan süreci hepimiz deneyimledik.

Bir yanda hiçbir akçeli işe ve şaibeye bulaşmamış, ancak karşı tarafın deyimiyle ’13 seçim kaybetmiş’ Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP; diğer yanda aşağıda sıralayacağımız suç iddialarıyla yargılanan Ekrem İmamoğlu ve Yeni Parti ekibi var. İşte suçlamalar;

-Rüşvet,

-Suç gelirlerinin aklanması,

-Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık,

-Kişisel verilerin kaydedilmesi,

-Kişisel verileri ele geçirme ve yayma,

-Suç delillerini gizleme,

-Haberleşmenin engellenmesi,

-Kamu malına zarar verme,

-Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma irtikap,

-Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama,

-İhaleye fesat karıştırma,

-Çevrenin kasten kirletilmesi, vergi usul kanuna muhalefet, orman kanununa muhalefet, maden kanuna muhalefet.

Bu iddiaların yanında iddianamelere girmeyen ve kamuoyunda ‘Kamu görevini kullanarak belediyelerde sevgililerini işe sokan belediye başkanları’ olarak bilinen ahlak dışı olduğu şüphe götürmeyen ilişkiler de suç oluşturmasa bile ahlaki çürüme olarak nitelenebilir.

CHP 38.Kongresinin iptal edilmesine neden olan süreç şu şekilde işledi;

5 Kasım 2023 tarihinde CHP’nin 38. Olağan Kurultayı yapıldıktan sonra Kurultayda bazı delegelerin iradesinin usulsüz biçimde etkilenmesi iddiasıyla dava açıldı. 24 Ekim 2025 tarihinde Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi davanın “konusuz kaldığı” gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. 21 Mayıs 2026 tarihinde davacıların istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, ilk derece kararını kaldırarak kurultayın “mutlak butlan” nedeniyle hükümsüz olduğuna karar verdi. Aynı kararla Özgür Özel ve parti organları tedbiren görevden uzaklaştırılırken, Kemal Kılıçdaroğlu ve kurultay öncesindeki yönetimin göreve devam etmesine hükmedildi.

Bu süreçten sonra olanlar oldu! Özgür Özel ekibi, sol sosyalist partiler ve sol kamuoyu, şaşırtıcı bir şekilde mahkeme kararını tanımadıklarını ifade ederek, mahkemeye veya iktidara değil, mahkeme kararıyla görevi devralan Sayın Kılıçdaroğlu’na karşı direnişe, itibarsızlaştırmaya, yok saymaya ve hakarete varan eylemlere, sosyal medya kampanyaların ve başladı.

Hadi Özgür Özel ekibinin itirazı ve direnişi anlaşılabilir, ancak ortada bir parti içi mesele ve mahkeme kararı varken, sol sosyalist partilerin ve sol kamuoyunun bu konudaki motivasyonlarını neye dayandırabiliriz?

Yoksa, Machiavelli’nin, yüz yıllar önce siyasetin geleneksel ahlak kurallarından ayrı tutulması gerektiği anlayışından hareketle; “Amaca ulaşmak için her araç yasal ve ahlakidir.” sözünden mi kaynaklanmaktadır?

Geçmişten bugüne dünyada ve Türkiye sol sosyalist gelenek, ahlaki toplum ideali üzerine bina edilmiş ve bu şekilde de devam etmektedir. Ahlaki toplum, iyilik, adalet ve ortak değerler etrafında birleşen, bireylerin birbirinin hakkına saygı duyduğu ve vicdani kurallara göre yaşadığı düzen anlamına gelmektedir ve siyasetin amacı da ahlaki toplumu gerçekleştirmek olmalıdır.

Bir belediye bürokratının neden olduğu İSKİ skandalı nedeniyle, yıllarca sokağa çıkamadığımız günleri ne çabuk unuttuk?

Gelecekte de siyaset yapabilmek ve çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakmak için yüz kızartıcı suçlarla yargılanan siyasetçilerin aklanması, farklı partilerde yollarına devam edecek olsalar bile arınarak ve ahlaki toplumu hedefleyerek yollarına devam etmeleri gereklidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI