Bugün bayram.
Sabah kapı çalınacak.
Normalde selam bile verilmeyen komşular,
kapıda bayramlaşacak.
El uzatılacak.
Göz göze gelinecek.
Sesler yumuşayacak.
Çünkü bayramda insan olduğumuzu hatırlarız.
Bugün kimse kimseye sert çıkmayacak.
Hastanede kimse kimseyi azarlamayacak.
Trafikte kimse kimsenin üstüne sürmeyecek.
İş yerinde insanlar birbirini ezmeye çalışmayacak.
Bir günlüğüne herkes olması gerektiği gibi davranacak.
Ve hiçbir şey bozulmayacak.
Kimse zarar görmeyecek.
Dünya da yıkılmayacak.
Hatta tam tersi
insan biraz daha insan olacak.
Peki diğer günlerde ne oluyor
“Yoğunuz” diyoruz.
“Yorulduk” diyoruz.
“Hayat zor” diyoruz.
Doğru.
Ama yetmiyor.
Çünkü insan sadece yorgun diye kırıcı olmaz.
Sadece zorlanıyor diye adaletsiz davranmaz.
Bir yerden sonra bu
alışkanlık oluyor.
Çünkü bu düzende sert olan daha hızlı ilerliyor.
Sesini yükselten haklı çıkıyor.
Yakın olan, hak edenin önüne geçiyor.
Ve biz buna alışıyoruz.
Bayramda ise bir duruyoruz, kendimize çeki düzen veriyoruz.
Bir günlüğüne kimse kimseyi kırmamaya çalışıyor.
Bir günlüğüne herkes biraz daha iyi oluyor.
Demek ki yapılabiliyor.
Demek ki mesele bilmemek değil.
İstemek.
Hayat bayram olsa ne değişirdi
Öyle büyük şeyler değil aslında.
İnsanlar birbirini bu kadar yormazdı.
Kimse kimsenin yükü olmazdı.
Gücü olan, ezmeye kalkmazdı.
Bugün herkes iyi.
Her sene görüyoruz.
O yüzden artık şunu açık söylemek lazım
İnsanlar iyi olmayı bilmiyor değil.
Sadece her gün iyi olmayı seçmiyor.
Mesele bu.
Aslında zor da değil.
Yarın bayram değilken de aynı kalabilmek.
Kimse görmezken de doğru davranmak.
İşine gelmese de adil olmak.
İnsan dediğin
takvime göre değil
vicdanına göre yaşar.
Bunu unutmayanlara
İyi bayramlar.
