Bugün Türkiye’de kaliteli peynir bulmak zor değil; neredeyse imkânsız.
Çünkü tezgâhlarda duranların büyük bir kısmı peynir değil, organize bir kandırmacanın ürünü.
Gerçek şu: Piyasada satılan birçok “peynir”, sütten yapılmıyor.
Margarin, nişasta, kemik unu ve iade edilmiş eski peynirler kullanılıyor. Süt yok. Ama etiket var, isim var, yöre var.
Bu düzenbazlık artık gizli saklı da değil.
20 ton margarinle 45 ton peynir üretiliyor. Bir gram süt kullanılmadan. Margarinin %90’lık kuru maddesi suyla şişiriliyor, içine nişasta katılıyor, iade peynirler öğütülüp tekrar piyasaya sürülüyor. Sonra da buna “peynir” denilerek insanlara yediriliyor.
Soruyorum:
Bu ülkenin sütü gerçekten bu kadar bol mu?
Hayır. Eğer bütün peynirler sütten yapılsaydı, Türkiye’nin sütü yetmezdi.
Ama kimse bunu umursamıyor.
İşin daha da vahim tarafı şu:
Bu sahtekârlığı yapanlar son derece bilinçli. Hangi peynir meşhursa onun adını kullanıyorlar. Erzincan tulumu, Siverek peyniri, Bergama tulumu, İzmir tulumu…
İsimler farklı, içerik aynı. Hepsi tek tip, hileli, sahte ürün.
Oysa gerçek rakamlar ortada:
1 kilo tulum peyniri için 10 kilo süt gerekir.
Buna işçilik, vergi ve işletme giderleri eklendiğinde fiyat bellidir.
Eğer bir peynir bu fiyatın çok altındaysa, şunu bilin: O peynir peynir değildir.
Natürel beyaz peynir için bile en az 7 kilo süt gerekir.
Bu kadar basit bir hesabı yapamayan tüketici değil; göz yuman denetim mekanizmasıdır asıl sorun.
Eskiden bu işler lokaldi.
Bugün Afyon’dan Kayseri’ye, Konya’dan Sivas’a kadar yayılmış durumda.
Çünkü önlem yok. Çünkü ceza yok. Çünkü yakalanan bile yoluna devam ediyor.
Daha acısı ne biliyor musunuz?
Bunu evde bile anlayabiliyorsunuz.
Bir parça peyniri cam kaseye koyun, üstüne sirke dökün.
Bekleyin.
Eğer su beyazlaşıyorsa, yediğiniz şey peynire benzetilmiş bir kimya ürünüdür.
Bu sadece bir gıda meselesi değil.
Bu, halk sağlığı meselesi.
Bu, çocukların, yaşlıların, herkesin sofrasına konan bir yalan meselesi.
Ve biz hâlâ “neden hasta oluyoruz?” diye soruyoruz.
Sorulması gereken soru şu:
Bu sahtekârlık daha ne kadar görmezden gelinecek?
