HALKWEBYazarlarBir Partide “Kayyum” Tartışması ve Siyasetin Hafızası

Bir Partide “Kayyum” Tartışması ve Siyasetin Hafızası

Zaman geçtikçe sloganlar unutulur, fakat insanların tutumu ve karakteri hafızada kalır. Bu yüzden bugünkü tartışmaların gerçek anlamı belki de yıllar sonra daha net anlaşılacaktır.

0:00 0:00

Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi içinde dönen tartışmaları izlerken insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Gerçekten mesele ilke mi, yoksa kişiler üzerinden yürüyen eski hesaplar mı?

Gürsel Tekin İstanbul İl Başkanlığı’na heyet tarafından görevlendirildiği anda bazı çevrelerden aynı kelime yükselmeye başladı: “Kayyum.”

Peki gerçekten öyle mi?

Bir insan kayyum olarak atanmışsa bunun bazı açık göstergeleri olur.
Partinin mali hesapları kimdedir?
Gelir–gider harcamalarını kim yönetmektedir?
Partinin parasını kim kontrol etmektedir?
İlçe başkanlıklarının görevlendirmelerini kim yapmaktadır?
Partinin resmi iletişim kanalları kim tarafından yönetilmektedir?

Bugün tabloya baktığınızda bu soruların hiçbirinin cevabı “Gürsel Tekin” değil. Buna rağmen kendisi hâlâ sahada; toplantılarda, protokollerde, kısacası partinin içinde aktif bir şekilde varlığını sürdürüyor.

O zaman sormak gerekiyor:
Eğer ortada gerçek anlamda bir kayyum durumu yoksa, bu kadar yoğun bir suçlama ve öfke neden?

Siyasetin en ilginç taraflarından biri hafızasının kısa olmasıdır. Bundan üç beş yıl önce aynı isimlerin önemli bir kısmı Gürsel Tekin’in karşısında son derece saygılı bir pozisyon alıyordu. Bugün ise aynı çevrelerin çok daha sert bir dil kullandığını görüyoruz.

Benim Gürsel Tekin’le özel bir yakınlığım yok; siyasi yoldaşlık dışında bir samimiyetim de bulunmuyor. Ancak dışarıdan bakan biri olarak şu gerçeği görmemek mümkün değil: Bu kadar eleştiriye, hakarete ve siyasi saldırıya rağmen hâlâ CHP’nin bayrağını taşımaya devam eden bir figür var.

Dolayısıyla tartışmanın gerçek zemini üzerine biraz daha dürüst düşünmek gerekiyor. Sorun gerçekten “kayyum” meselesi mi? Yoksa Türkiye siyasetinde sıkça gördüğümüz kişisel rekabetlerin, eski hesaplaşmaların ve güç mücadelelerinin yeni bir perdesi mi?

Bugün CHP içinde yaşanan bu tartışma aslında Türkiye siyasetinin genel bir fotoğrafını da gösteriyor. Siyasi partilerde çoğu zaman kavramlar gerçek anlamlarından koparılarak birer siyasi araç hâline getiriliyor. “Kayyum” da son dönemde bu araçlardan biri hâline gelmiş gibi görünüyor.

Ama siyasetin bir de başka tarafı vardır: zaman.

Zaman geçtikçe sloganlar unutulur, fakat insanların tutumu ve karakteri hafızada kalır. Bu yüzden bugünkü tartışmaların gerçek anlamı belki de yıllar sonra daha net anlaşılacaktır.

Umarım CHP’liler de bu süreçten gerekli dersleri çıkarır ve akıllarını başlarına alırlar. Partiyi adeta ele geçirmiş görünen Ekrem İmamoğlu çevresindeki yapıdan bir an önce kendilerini azat ederler.

Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir siyasi organizasyon değildir. Bu parti, Cumhuriyet’in kurucu iradesini temsil eden tarihsel bir mirastır. Bu nedenle CHP’nin yönü ve karakteri her zaman Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu ilkelere göre ölçülür.

Atatürk’ün en çok çekindiği şeylerden biri de partinin kişisel hesapların ve küçük iktidar mücadelelerinin içine sürüklenmesiydi. CHP’nin gerçek mihenk taşı da her zaman bu kurucu değerler olmuştur ve olmaya devam edecektir.

Çünkü siyasette en zor şeylerden biri şudur:
Eleştirmek kolaydır, ama yük taşımak zordur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI