HALKWEBYazarlar6 Mayıs: Unutanların Memleketinde Hatırlamanın Utancı

6 Mayıs: Unutanların Memleketinde Hatırlamanın Utancı

Her 6 Mayıs’ta aynı isimleri anıyoruz: Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan. Üç genç, üç idam, üç hayat. Ama asıl trajedi onların ölümü değil; bu ülkenin onları her yıl yeniden ve daha derinden öldürmesi.

0:00 0:00

Bu ülkede her şey çok ucuz. Söz ucuz, öfke ucuz, devrim ucuz. Bir günde solcu olunur, bir cümlede aydınlanmacı, bir sloganda devrimci. Sonra ertesi gün herkes işine gücüne bakar. Çünkü burada en pahalı şey tutarlılıktır.

Her 6 Mayıs’ta aynı isimleri anıyoruz: Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan. Üç genç, üç idam, üç hayat. Ama asıl trajedi onların ölümü değil; bu ülkenin onları her yıl yeniden ve daha derinden öldürmesi.

Çünkü biz anmayı, hesaplaşmanın yerine koyduk.

Slogan atıyoruz. Paylaşıyoruz. Öfkeleniyoruz. Sonra aynı düzenin içinde, aynı çürümüş ilişkilerin parçası olarak yaşamaya devam ediyoruz. Dün “katil” dediğine bugün selam veren bir hafıza bu. Dün “yoldaş” dediğini bugün unutabilen bir rahatlık.

Ve sonra utanmadan “unutmadık” diyoruz.

Unuttunuz. Hepimiz unuttuk.

Unutmak sadece isimleri silmek değildir. Unutmak, o isimlerin neyi temsil ettiğini yaşamaktan vazgeçmektir. Onların karşı çıktığı düzene razı olmak, hatta o düzenle uzlaşmak, hatta o düzenin bir parçası haline gelmektir.

Bugün bu ülkede en büyük yalan “taraf olmak”tır. Çünkü taraf olmak, bedel gerektirir. Oysa burada herkes bedelsiz kahramanlık peşinde. Mikrofon açıkken devrimci, hayat başlayınca sessiz.

O yüzden mesele artık geçmiş değil. Mesele biziz.

Eğer bugün hâlâ aynı düzen devam ediyorsa, eğer hâlâ adalet bir kelimeden ibaretse, eğer hâlâ insanlar korkarak yaşıyorsa, bunun sorumlusu sadece dünün karar vericileri değil. Bugünün susanları, görmezden gelenleri, konforundan vazgeçmeyenleri.

Yani biziz.

“Özür dileriz” demek yetmez. Çünkü özür, değişmeyenler için sadece bir vicdan süsüdür.

Bu ülke sloganlarla değil, yüzleşmeyle değişir. Ama yüzleşmek acıtır. O yüzden herkes bağırmayı seçiyor, kimse değişmeyi değil.

Belki de bu yüzden en dürüst cümle şu:

Biz onları asanların mirasını reddedemedik.
Sadece anmayı öğrendik.

Ve bu, en ağır yenilgidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI