Siyasette kalabalıklar önemlidir. Meydanları dolduran insanlar, toplumdaki beklentiyi ve değişim arzusunu gösterir. Ancak siyasi tarihimiz bize defalarca göstermiştir ki kalabalıklar tek başına başarı garantisi değildir.
Muharrem İnce de bir dönem büyük mitingler yaptı. Meydanlar doldu, coşku yüksekti, insanlar umutlandı. O atmosferin etkisiyle yeni bir parti kuruldu. Fakat siyaset sadece meydanlardan ibaret değildir. Sandık vardır, teşkilat vardır, kadro vardır, program vardır ve en önemlisi uzun vadeli strateji vardır. Sonuçta bugün gelinen noktada Memleket Partisi’nin siyasette beklenen etkiyi yaratamadığını hepimiz görüyoruz.
Mustafa Sarıgül örneği de farklı değildir. Türkiye’nin en tanınan siyasi figürlerinden biri olmasına rağmen kurduğu partiler beklenen karşılığı bulamadı. Çünkü siyasette alkış ile oy, kalabalık ile örgütlenme, heyecan ile sürdürülebilir başarı aynı şey değildir.
Bugün bazı çevrelerin sadece bir mitingin veya bir meydanın büyüsüne kapılarak siyasi sonuçlar çıkarmaya çalıştığını görüyoruz. Oysa yapılması gereken şey çok daha basittir: Soğukkanlı olmak ve gerçekçi bir değerlendirme yapmak.
Önce geçmiş performansa bakılır. Güçlü ve zayıf yönler ortaya konur. Hatalar samimiyetle kabul edilir. Sonra da bir SWOT analizi yapılarak fırsatlar ve tehditler değerlendirilir. Siyasette başarı, duyguların değil aklın ve stratejinin ürünüdür.
Elbette son dönemdeki kalabalıkları görmezden gelmek doğru değildir. Meydanların dolması önemlidir ve siyasi bir mesaj içerir. Ancak sadece kalabalıklara bakarak gelecek hesaplamak da yanıltıcıdır. Eğer siyaset yalnızca meydanlardaki insan sayısıyla belirleniyor olsaydı, bugün Muharrem İnce ve Mustafa Sarıgül çok farklı bir siyasi konumda olurdu.
Bu nedenle siyasette esas mesele kalabalığın büyüklüğü değil, o kalabalığın sandığa ne kadarının yansıdığıdır. Meydanlar heyecan yaratır, ama seçimleri kazandıran şey organizasyon, güven, kadro ve doğru stratejidir.
Tarih bize bunu defalarca gösterdi. Muhtemelen göstermeye de devam edecek.
30 mayıs 2026
Nurhan
