HALKWEBYazarlarErdoğan Kendi Muhalefetini mi Yaratıyor?

Erdoğan Kendi Muhalefetini mi Yaratıyor?

Türkiye’de ekonomi yönetiminin vatandaşa yüklediği maliyet her geçen gün daha fazla hissediliyor. Özellikle vergi borçları konusunda yaşananlar, birçok esnafın ve işletmenin belini bükmüş durumda.

Yıllar içinde yüksek gecikme faizleriyle katlanan borçlar bugün öyle noktalara geldi ki, bir zamanlar 1 milyon lira olan vergi borcu birkaç milyon liraya ulaşabiliyor. Ardından devlet çıkıp yapılandırma ve taksitlendirme paketleri açıklıyor. Kağıt üzerinde kulağa hoş gelen bu düzenlemeler, uygulamada vatandaşın beklediği rahatlamayı sağlayamıyor. Çünkü sistem tam oturmadan hesaplara gelen hacizler, blokeler ve tahsilat işlemleri devam ediyor.

Sorulması gereken soru şu: Amaç vergi toplamak mı, yoksa üreticiyi ve esnafı sistem dışına itmek mi?

Bugün Türkiye’nin ekonomik gerçekliğiyle siyasi gerçekliği birbirinden ayrılmış durumda. Vatandaş geçim derdini konuşurken siyaset başka gündemlerin peşinden koşuyor. Muhalefet ise ekonomik sıkıntıları yeterince güçlü ve sürekli bir şekilde gündemde tutmakta zorlanıyor. Özellikle CHP’nin son dönemdeki performansına yönelik eleştiriler de bu noktada yoğunlaşıyor. Birçok seçmen, iktidarı ekonomi üzerinden sıkıştıracak daha etkili bir muhalefet bekliyor.

Tam da bu noktada siyasetin ilginç bir paradoksuyla karşı karşıyayız. Muhalefetin zayıf kaldığı bir ortamda iktidar, eleştirilerin hedefi haline gelen ekonomi yönetimi üzerinden adeta kendi muhalefetini yaratıyor görüntüsü veriyor. Toplumun öfkesini belirli isimler üzerinde toplamak, ardından seçim sürecinde yeni bir hikâye yazmak siyasette daha önce de görülen yöntemlerden biridir.

Elbette bugün için bunlar birer siyasi yorum ve ihtimaldir. Ancak ortada değişmeyen bir gerçek var: Vatandaşın derdi siyasi senaryolar değil, cebindeki paradır.

Esnafın, üreticinin ve çalışanların beklentisi çok basit. Önünü görebileceği bir ekonomi, ödeyebileceği bir vergi sistemi ve yarınından korkmadan plan yapabileceği bir ülke.

Türkiye’nin asıl gündemi budur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI