HALKWEBAuthorsMatematik Yalan Söylemez

Matematik Yalan Söylemez

Seçimi kazandıran ya da kaybettiren yalnızca oy geçişleri değil, sandığa gitmeyen seçmenin oranıdır.

0:00 0:00

Okumasını bilene matematik yalan söylemez. Her seçim sonuçları seçmen psikolojisini yansıtan en sağlam ayna ve aynı zamanda en güvenilir veridir. Seçmen ruhunu okuyamayan anket şirketlerinin bu bağlamda yaptırdıkları anketlerin de geçerliği tartışmaya açık.

2023 Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile 2024 Yerel Secimlerini bir arada okuyup değerlendirme yapılması elzem ve bu analizler ışığında çıkarımlarımı sizlerle paylaşıyorum.

Partilerin kendi taban oylarını yansıtan genel seçim sonuçlarını görmezden gelip işine gelen sonuçlara göre yapılan analizlerin kamuoyunu yanıltma amacı güttüğü inancındayım.

Şöyle ki; tablodan da anlaşılacağı üzere

2023 Genel Seçimlerinde Cumhur İttifakı (AKP, MHP, YRP, BBP ve HÜDA-PAR) toplam iyi yüzde 50,03.
CB seçiminde Cumhur İttifakı adayı Sayın Erdoğan’ın bu minvâlde ekstra bir kişisel katkı yapmadığı net. Çünkü sağ taban bu konuda fire vermeksizin desteğini koşulsuz devam ettiriyor.
Sola nazaran sağ kesim demografik olarak çok fazla olduğu için nüfus üstünlüğü ile kazanmaktadır.
(Yüzde 52,21 olan CB oyunun iki puan fazlalığına biraz sonra değineceğiz).

Buna karşın Millet İttifakı olarak CHP, İYİ ve SAADET partisi diğer muhalefet bloğu DEM ve TİP ve ZAFER Partisi toplam oyları yüzde 47,8.

Matematik yalan söylemiyor. Her parti bu minvâlde görevini yapmış görünüyor muhalefet cephesinde. İkilik yaratmada usta olan bazı monşer solcuların ve hançerci ekibin dediği gibi değil durum özetle ve özellikle.

Burada incelenmeye değer önemli bir artı durum var
Muhalefet bloğunu oluşturan oylardan İYİ, SAADET ve ZAFER oyları sağ kesim oyları. CHP’nin öz oyu 25-26 bandında ve demografik dezavnatajina rağmen Sayın Kılıçdaroğlu bu durumu tersine çevirmiş ve şahsında oyları toplamış. Bu büyük bir başarı ama nedense belli bir kesim görmek istemiyor!

Gelelim Cumhurbaşkanı seçimlerine,
Kazanan aday Sayin Erdoğan’ın 52,21 oyunun sebebi ve sâik-i nedir! Birinci turda toplam katılımın yüzde 87 olması ama ikinci turda 84 olması neyle açıklanabilir?

İkinci turda kullanılmayan oylarin artış oranı ile kazanan adayın yüzdelik diliminin artisonin benzerliğini nasıl okumak gerekiyor?

Cevap çok basit ve net.
Sahada bizatihi gözlemledik bunu. Birçok solcu geçinen kişiler ikinci turda oy kullanmadı ve konformist yasanrodondan taviz vermedi ama Cumhur İttifakı tabanı, kimi sevap umarak kimi başka sebeplerle harmanini yarıda bırakıp oy kullanmaya devam etti.

Seçimin kaybedilme sebebi aslında bu minvâlde yüzde iki buçuk oy ve kullanılmayan oyların içinde bu oran. Yani seçimi kaybettiren solun kendisi. Bizatihi solcu bu kesim .
Sayın Kılıçdaroğlu’nun bütün çabasını mahvi perişan eden parti içi klikler. Hançerciler!

Bu seçimde gösterilen başarının 2024 Yerel Seçimlerine yansıması bittabi. Yükselen bir ateşi söndiremez kimse.

Nitekim Sayın Kılıçdaroğlu’nun planları neticesinde elde edilen başarı sözkonusudur yoksa beş aylık başkanlıkla elde edilecek bir kazanım değip elbette yerel seçim zaferi.

Bu seçim sonuçlarını da doğru okumak gerekmektedir.

2023 Genel seçiminde AKP’nin taban oyunu koruduğu MHP nin beş puan eridiği görülüyor. Ne var ki bu beş puan eritmenin karşı mahalleye katkısı da yok. Çünkü sonuçlar gösteriyor ki 2024 yerel seçimlerinde bariz biçimde artan kullanılmayan oy yüzdesi sözkonusu.MHP tabanının sola oy vermesi neredeyse imkansız çünkü. Bu gerçeği de görmek gerekiyor.

2024 Yerel Seçiminde potansiyel İYİ oylarin yüzde 10 olduğu bariz ama 2024 yerel secimlerinde Parti’nin aldığı oy 4 puan civarında. Peki bu altı puan uzaya mı gitti?

2023 Genel Seçimlerinde DEM blogu oylarının 11 puan olmasına karşın 2024 Yerel Seçimlerimde 6 puana gerilediği görülüyor. Peki bu beş puan da mı uzaya gitti?

Şimdi gelelim olası erken ya da zamanında yapılacak genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine…

2024 yerel seçimleri göstermiştir ki, seçmenin davranışı sabit değildir. Aynı seçmen kitlesi, farklı seçim türlerinde farklı refleksler gösterebilmektedir. Bu nedenle yerel seçim sonuçlarını doğrudan genel seçim projeksiyonu olarak okumak yanıltıcı olacaktır.

DEM seçmeninin stratejik davranma eğilimi, İYİ Parti seçmeninin ise tepkisel oy kullanma veya sandığa gitmeme eğilimi, önümüzdeki seçimlerin en belirleyici unsurlarından biri olacaktır.

Cumhur İttifakı açısından en kritik mesele, sandığa gitmeyen kendi seçmenini yeniden mobilize edebilmek; muhalefet açısından ise dağınık seçmen davranışını konsolide edebilmektir.

Matematik bize şunu net olarak söylüyor:

Seçimi kazandıran ya da kaybettiren yalnızca oy geçişleri değil, sandığa gitmeyen seçmenin oranıdır. Dolayısıyla önümüzdeki seçimlerin kaderini belirleyecek temel unsur, seçmenler arası geçişten ziyade, katılım oranındaki değişim olacaktır.

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR