HALKWEBYazarlarSatılık Kalem

Satılık Kalem

Bir zamanlar Uğur Mumcu gibi bazı gazeteciler, hakikatin sesi, halkın vicdanıydı. Güçlünün değil, gerçeğin yanında dururlardı. Mumcu’nun o meşhur sözünü hatırlarsınız: “Bu ülkede banka soyarken kar maskesi, ülkeyi soyarken Atatürkçü maskesi takarlar.” Bugün ise bazı kalemler mürekkebe değil, çıkarlara batırılıyor.

İnsanda biraz onur, biraz ar, biraz da meslek ahlakı olur diye düşünüyor insan. Ama ne yazık ki, onuru maaşı kadar olanlar var.

Ne yazık ki günümüzde gerçeği aramak yerine algıyı büyütmek, haberi doğrulamaktan daha değerli hâle getirildi. Kimileri güce biat etmeyi marifet sanırken, kimileri de kalemini kiraya vererek gazeteciliği meslek olmaktan çıkarıp ticarete dönüştürdü.

Kendinize gazeteci diyorsunuz. Peki gazeteciliğin temel taşı olan 5N1K nerede?

Ne oldu? Kim yaptı? Nerede oldu? Ne zaman oldu? Nasıl oldu? Neden oldu?

Bu soruların cevabını aramadan, doğruluğunu araştırmadan iddiaları manşete taşımak gazetecilik değildir. Gazetecilik, dedikoduyu büyütmek değil; gerçeği ortaya çıkarmaktır.

Geçmişte kamuoyunu yanıltan haberlerden hiç ders çıkarılmadı mı? Aynı hataların yeniden yapılması, “önce yayınlayalım, doğrusu sonra gelir” anlayışının bir sonucudur. Yalan haber yaparak çıkar odaklarına ve kendi finansörlerine şirin görünen, onuru maaşı kadar olan gazeteciler türedi. Oysa gazetecilikte önce doğruluk gelir, sansasyon değil.

Bir zamanlar devrimcilerin, aydınların, emekçilerin sesi olan bazı yayın organlarının bugün eski çizgisinden uzaklaştığını, Sözüm ona devrimcilerin para için komünizmle mücadele derneklerinde yetişmiş Anaplı müteahhitlerin oğulları için tuvalet kâğıdından daha değersiz bir kâğıt parçasına dönüştüğünü ibretle gördük.

Okur, gazetecinin kalemini iktidardan da muhalefetten de bağımsız olmasını ister. Çünkü gazetecinin görevi bir siyasi kampın değil, toplumun vicdanı olmaktır. Ama daha beteri var: Muhalefet partisine saldırdıkları kadar iktidar partisi için, emekli için, emekçi işçi için haber yapamayan sözüm ona solcu gazeteciler… Ne yazık ki onlar da var.

Gazetecilik, duyduğunu kopyala-yapıştır yapmak değildir. Gazetecilik, tıklanma uğruna gerçekleri eğip bükmek hiç değildir.

Anlaşılan o ki bazıları için gazeteciliğin meslek etiğinin anahtarı olan 5N1K tarihe karışmış. Yeni kural şu: 5N1T… Yani tık, tık ve beğeni. “Ne kadar tık alırım?” diye düşünülüyor, gerçekler umurlarında değil. Onurları maaşları kadar olan bu gazeteciler, işte satılık kalemler. o satılık kalemler batı ile fingirdeşen ekosistemin sevimli şempanzesini yazmaz İngiltere’nin çikarlari bizde diyenleri yazmaz

Ve unutulmamalıdır ki satılan yalnızca bir haber değildir. Satılan her kalem, toplumun gerçeğe olan güveninden de bir parça eksiltir. Kalemini satan belki bugünü kurtarır; ama tarih, gerçeğin peşinden gidenleri yazar, gerçeği eğip bükenleri değil.

YAZARIN DİĞER YAZILARI