HALKWEBYazarlarKIRMIZI ÇİZGİLER VE İLKELERİN KORUNMASI

KIRMIZI ÇİZGİLER VE İLKELERİN KORUNMASI

0:00 0:00

 

Siyasette kırmızı çizgiler vardır. Bir partinin milletvekili çıkıp genel başkanına “Allah belanı versin” diyemez. “Hain” diye tweet atamaz. Parti içi muhalefet ile partiyi hedef alan ihanet arasındaki çizgi görünür olmalıdır.

Ama görünen o ki bu çizgiler bazı partilerde muğlaklaştırılmış, bazılarında ise demir gibidir.

Karşılaştıralım: AK Parti’de bir milletvekili çıkıp Tayyip Erdoğan’a “Allah belanı versin” dese, o vekili partide saniye tutmazlar. Aynı şekilde “hain Tayyip” dese, yine tutmazlar. Ailesini hedef alan bir belediye başkanı veya il başkanı derhal disipline sevk edilir, ihraç edilir. Parti kurucularına, seçmenlerine küfür edenler barındırılmaz. Partinin bölünmesine dair sahte anketler yayınlayan bir vekil, makamını terk etmek zorunda kalır.

Peki CHP’de durum ne?

CHP’li bir vekil genel başkanına “Allah belanı versin” diyebiliyor. Başka bir vekil “hain” diye tweet atabiliyor. İl başkanları, belediye başkanları aynı üslubu kullanabiliyor. Disiplin Kurulu ise “küsmesinler, partiden kopmasınlar” endişesiyle adeta pasifize edilmiş durumda.

Bu kabul edilebilir bir durum mudur?

Yolda bulduklarınızı, yola çıktıklarınıza değiştirirseniz, yolda kalırsınız.

Daha da vahimi: Düne kadar sendikalarda “Özgür Özel’in mitingine gitmeliyiz, gitmeyen emekçilere tutanak tutmalıyız” diyen, Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı olursa kendisini Çalışma Bakanı olarak gören sendikacılar, şimdi Kemal Kılıçdaroğlu’nun şakşakçısı kesildiler. Hem Kemal Bey’in yakın çevresine göz kırpıyorlar, hem de olası yeni bir parti kurulursa orada milletvekili olabilmek için diğer tarafa mavi boncuk dağıtıyorlar.

İki tarafa mavi boncuk dağıtanlar el üstünde tutuluyor. Ama bir avuç insanken mücadele veren bizler dışlanıyoruz.

Artık arınma için hızlı reaksiyon alınmalı. Madem ki mutlak bir arınma ihtiyacı doğdu, madem ki “ahlak” kelimesi bu kadar telaffuz ediliyor, o zaman samimi olunmalı.

Bugünün şakşakçıları, yarının hain hançercileri olabilir. Aynı hataları, aynı hoşgörüyü, aynı disiplinsizliği tekrar edecekseniz, o zaman “mücadele”ye neden bu kadar yüklendiğimizi sorgulamak gerekir.

Arınma, sadece isimlerden kurtulmak değildir; çizgilerin, duruşun, ilkelerin kırmızı çizgileri sağlamlaştırılmalıdır.

Eğer bir partide genel başkanına “Allah belanı versin” denildiğinde ortalık süt liman kalıyorsa, o partinin kırmızı çizgileri yok demektir. Kırmızı çizgisi olmayan siyaset, er ya da geç hançerlerin konuştuğu bir meydan savaşına dönüşür.

Ya çizgilerinizi belirleyin, ya da hançerlerini soğutmayanlarla yola devam edin. Ama unutmayın: Hançer soğutanlar, bir gün o hançeri size tekrar ve tekrar saplayabilir.

Artık bir şeylerin hızlanması ve eski tip örgütlenme yerine daha ivedi ve kolektif hareket lazım. Madem arınma diyorsak, önce disiplini, önce çizgileri, önce ilkeleri korumak gerek. Yoksa mücadele ettiğimiz emek boşa gider.

YAZARIN DİĞER YAZILARI