Solun değerlerini kullanıp Alevileri ve solcuları yalnızca bir oy deposu gibi görmek kabul edilemez.
Daha düne kadar eski ülkücü, komünizm karşıtı çizgide olan bir ismi Gazi Mahallesi’ne “akil insan”, “kanaat önderi” gibi sunarak getirmek, mahallenin tarihine ve hafızasına saygısızlıktır.
Daha yeni partiye katılmış kişilerin adeta devrimci önder gibi karşılanması, siyasi ilkesizlikten başka bir şey değildir.
Daha da vahimi; devrimcilerin sloganlarını, mücadelesini ve sembollerini yalnızca genel merkeze yaranmak için kullanıp içini boşaltan bir anlayışın yaygınlaşmasıdır.
Bir yanda ANAP kökenli müteahhitleri “ikinci Atatürk” gibi pazarlayanlar, diğer yanda sosyal medya popülerliği uğruna bankamatik farelerine rozet dağıtanlar ülkücülere bile ihanet etmiş tipleri devrimci mahallelerde sevilmese bile sırf genel merkez istiyor diye halka konusmacı diye dayatmak
Gazi Mahallesi’nin tarihi, bedellerle ve devrimcilerin kanıyla yazılmıştır.
Bu hafızayı yok sayıp sağdan devşirme, sonradan sosyal demokrat pozlarına bürünen isimleri mahalleye “akıl adam” diye taşımak oportünizmdir.
Bunun adı yenilenme değil; solun değerlerini boşaltmak, kendi tarihine ve toplumsal tabanına yabancılaşmaktır.
Sözde sosyal demokrat olup solun değerlerini yalnızca sağcı kadrolara koltuk ve makam açmak için kullanan bir anlayışla toplumda güven yaratılmaz.
İnsanlar da doğal olarak soruyor: Bu siyaset anlayışıyla mı seçim kazanılacak?
