Sayın Özgür Özel,
Göreve gelirken en çok kullandığınız iki kelime vardı:
Değişim…
Ve…
Ön seçim…
CHP üyelerine verilen en büyük söz buydu.
Parti içi demokrasiyi güçlendireceğinizi söylediniz.
Örgütün sesini dinleyeceğinizi söylediniz.
Atama siyasetini bitireceğinizi söylediniz.
Üyenin iradesini esas alacağınızı söylediniz.
Bugün ise kamuoyuna yeni bir çağrı yapıyorsunuz.
“CHP Genel Başkanını 2 milyon CHP üyesi seçsin.”
İlk bakışta kulağa demokratik geliyor.
Peki aynı soruyu sormak hakkımız değil mi?
Madem bugün 2 milyon CHP üyesinin genel başkanı seçmesini istiyorsunuz, dün neden aynı üyelerin belediye başkan adaylarını seçmesine izin vermediniz?
İşte bu sorunun cevabı verilmeden yapılan her “sandık” çağrısı eksik kalacaktır.
Sandık Demokrasi İçin Araçtır, Siyasi Hamle İçin Değil
Demokrasi yalnızca işinize geldiğinde başvuracağınız bir yöntem değildir.
Sandık, şartlara göre açılıp kapanan bir mekanizma olamaz.
Ya üyeye güvenirsiniz…
Ya da güvenmezsiniz.
Eğer gerçekten üyeye güveniyorsanız;
Neden ilçe belediye başkan adaylarının büyük bölümü ön seçimle belirlenmedi?
Neden merkez yoklaması tercih edildi?
Neden örgütlerin görüşü birçok yerde ikinci planda kaldı?
Milyonlarca üyeye güveniyorsanız, neden en önemli yerel seçim adaylarının belirlenmesinde aynı üyelere söz hakkı verilmedi?
Ön Seçim Sözü Ne Oldu?
CHP uzun yıllardır parti içi demokrasiyi savunan bir gelenekten geldiğini söylüyor.
Ancak uygulamaya baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz.
Ön seçim vaat edildi.
Fakat birçok kritik yerde uygulanmadı.
Üyelerin beklentisi karşılanmadı.
Sadece sonuç değil, yöntem de tartışmalı hâle geldi.
Şimdi aynı üyelere dönüp;
“Gelin genel başkanı siz seçin.”
demek doğal olarak şu soruyu doğuruyor:
Ön seçim ilkesi bir demokrasi anlayışı mıydı, yoksa yalnızca bir siyasi söylem miydi?
Kongrelerde Değişen Ne Oldu?
“Değişim” denildi.
Peki gerçekten ne değişti?
İl kongrelerinde…
İlçe kongrelerinde…
Kaç yerde gerçek anlamda demokratik yarış yaşandı?
Kaç yerde üyeler farklı listeler arasında özgürce tercih yaptı?
Kaç yerde tek listeyle seçime gidildi?
Kaç yerde blok liste uygulaması devam etti?
Çarşaf listeyi yıllardır savunan CHP’de neden blok liste uygulamaları sona erdirilmedi?
Eğer değişim gerçekten parti içi demokrasiyse, bunun en somut göstergesi kongreler olmalıydı.
Üyelerin İradesi Neden Tartışma Konusu Oldu?
Bir başka önemli konu ise örgütlere yapılan müdahalelerdi.
Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerinde;
Ana kademe yöneticileri…
Kadın kolları…
Gençlik kolları…
Üyelerin oylarıyla seçilmiş yöneticiler görevden alındı ya da görevlerinden uzaklaştırıldı.
Elbette her görev değişikliğinin hukuki veya idari gerekçeleri olabilir.
Ancak üyelerin doğal olarak sorduğu soru şudur:
Sandıkta ortaya çıkan irade neden korunmadı?
Demokrasi yalnızca seçim kazanmak değildir.
Demokrasi, seçilmiş iradeye saygı göstermektir.
Bugün Sandık İsteyenler Dün Neredeydi?
Bugün “2 milyon üye genel başkanı seçsin.” diyorsunuz.
Peki aynı anlayış neden;
Belediye başkan adaylarında uygulanmadı?
Milletvekili adaylarında uygulanmadı?
İl ve ilçe yöneticilerinin belirlenmesinde aynı kararlılıkla savunulmadı?
Demokrasi bütüncül bir ilkedir.
Bir yerde sandık isteyip başka bir yerde merkezden belirlemeyi tercih ederseniz, üyeler doğal olarak bunun nedenini sorar.
Gerçek Değişim Nedir?
Gerçek değişim…
Genel başkan değiştirmek değildir.
Gerçek değişim…
Yönetim anlayışını değiştirmektir.
Gerçek değişim…
Üyeye güvenmektir.
Gerçek değişim…
Merkezin değil, örgütün söz sahibi olmasıdır.
Gerçek değişim…
Ön seçim sözünü sadece kürsülerde değil, uygulamada da hayata geçirmektir.
Cevap Bekleyen Sorular
Bugün CHP üyeleri adına şu soruların cevaplanması gerektiğine inanıyorum:
- Madem 2 milyon üyenin genel başkanı seçmesini savunuyorsunuz, neden aynı üyeler belediye başkan adaylarını seçemedi?
- Ön seçim sözü neden büyük ölçüde uygulanmadı?
- Neden il ve ilçe kongrelerinin önemli bölümünde tek listeyle seçim yapıldı?
- Blok liste uygulamalarına neden son verilmedi?
- Neden bazı örgütlerde üyelerin seçtiği yöneticiler görevden alındı veya değiştirildi?
- “Örgütü üyeler yönetecek” sözü neden uygulamada karşılığını bulmadı?
- Parti içi demokrasi hangi somut adımlarla güçlendirildi?
Bu sorular polemik üretmek için değil, CHP’nin kendi üyelerine verdiği sözlerin ne ölçüde yerine getirildiğini değerlendirmek için sorulmaktadır.
Son Söz
Sandık demokrasinin temelidir.
Ama sandık yalnızca ihtiyaç duyulduğunda hatırlanacak bir araç değildir.
Demokrasi, her aşamada aynı ilkeyi savunabilmektir.
Eğer gerçekten “2 milyon CHP üyesi genel başkanı seçsin” diyorsanız, aynı samimiyetle şunu da söyleyebilmelisiniz:
“2 milyon CHP üyesi belediye başkan adayını da, milletvekili adayını da, örgütünü de seçsin.”
İşte o zaman “değişim” yalnızca bir slogan olmaktan çıkar; parti içi demokrasinin gerçek adı olur.
