HALKWEBYazarlarAçık Büfe Cumhuriyeti: "Afiyetle Yönetiniz”

Açık Büfe Cumhuriyeti: “Afiyetle Yönetiniz”

Devlet dediğin nedir ki zaten? Bir masa. Bütçe dediğin? Sınırsız açık büfe. Denetim mi? O da olsa olsa garsonun uzaktan bakışı.

0:00 0:00

Bir zamanlar Tevfik Fikret bir uyarı yazmıştı.
Meğer biz onu yönetmelik sanmışız.

“Yiyin efendiler yiyin…”
Evet, artık bu bir şiir değil; kamu yönetimi kılavuzu, hatta stratejik plan.

Devlet dediğin nedir ki zaten?
Bir masa.
Bütçe dediğin?
Sınırsız açık büfe.
Denetim mi?
O da olsa olsa garsonun uzaktan bakışı.

Eskiden “israf” diye bir kelime vardı, hatırlayan var mı? Şimdi daha modern bir adı var: “büyüme”.
Eskiden “hesap vermek” vardı, şimdi o da “algı yönetimi” oldu.
Eskiden “utanmak” vardı… ama o biraz demode kaçtı, kaldırıldı.

Üstelik bu sofranın en güzel tarafı şu:
Hiç kimse kendini suçlu hissetmiyor.
Çünkü herkes bir diğerine bakıp rahatlıyor:
“Ben yedim ama o daha çok yedi.”

Bu da siyasetin yeni denge teorisi:
Göreceli ahlak.

Partiler mi?
Onlar artık ideolojik yapılar değil, farklı catering firmaları. Menü değişiyor, slogan değişiyor ama servis aynı: bol kepçe, hızlı tüketim, düşük hesap.

Ve en ironik olanı:
Bu sofrayı eleştirenler, ilk fırsatta masa düzenini soruyor.
“Ben nerede oturuyorum?”

Halk mı?
O zaten davetli değil.
Ama ne şanslı ki hesabı ödeyen o.

Bazen biri çıkıp “Bu böyle gitmez” diyor.
Hemen not alınıyor: “Masaya alınabilir.”

Çünkü bu sistemde en tehlikeli şey açgözlülük değil, dışarıda kalmak.

Belki de artık Tevfik Fikret’in dizelerini güncellemek gerekiyor:

“Yiyin efendiler yiyin;
ama mümkünse biraz da yer açın…
çünkü sıra bekleyen çok.”

YAZARIN DİĞER YAZILARI