Arınmaktan rahatsız olanların, geçmişte siyasi ahlaktan en çok bahsedenler olması ne büyük ironidir…
Bugün kamusal alandaki çürümenin hangi boyutlara ulaştığını herkes biliyor. Dün bundan şikâyet edenler, bugün o çürümenin bir parçası haline gelmiş durumda.
Bir zamanlar muhalefet belediyeleri için ağızlardan düşmeyen o üç kelime vardı:
Çöp, çukur, çamur…
O günlerde bizler de şunu açıkça görüyorduk: Kendi evinin önünü temizleyemeyen bir iktidar, kurumsal çürümeyi örtmek için suçu başkalarına yansıtıyordu.
Ancak bir dönem vardı…
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu döneminde; soran, sorgulayan, çözüm üreten belediyeler vardı. Parti yönetimi, tüm “gizli kumpaslara” rağmen bir duruş sergileyebiliyordu. Çünkü ortada işleyen bir mekanizma vardı:
İç denetim vardı.
Disiplin süreçleri vardı.
Yolsuzluğa karşı refleks vardı.
Yoksulluğa karşı ise çözüm üreten projeler vardı.
Sonra ne oldu?
“Sözde değişimci, özde bölücü” o zihniyet CHP’ye çöktü.
Ve o günden sonra tablo tersine döndü…
Kimin işine yarıyorsa görmezden gelinen sorunlar,
Kurultayı kazanmak uğruna kurulan kumpaslar,
Koca bir çınarın içten içe çürütülmesi…
Bugün gelinen noktada artık şunu net görüyoruz:
Kader birliği değil, rant ortaklığı kuruldu.
Ortak değerler değil, ortak çıkarlar konuşulmaya başlandı.
Ve bunun en ağır sonucu şu oldu:
Denetim bitti.
Sorgulama bitti.
Hesap verme kültürü ortadan kalktı.
Artık soran CHP yok…
Sorgulanan CHP var.
Ve ironik bir şekilde, bir zamanlar başkalarına yöneltilen o söylem bugün CHP’nin üzerine yapışıyor:
Çöp, çukur, çamur…
Üstelik bu kez gerekçeler de ortada:
Rüşvet iddiaları,
Delege pazarlıkları,
İhanetler,
Kumpaslar…
Ve şimdi yeni bir görüntü:
Geçmişte milletvekilliği yapmış isimlerin otel odalarında toplanması…
Peki nerede o eski refleks?
Soran yok.
Sorgulayan yok.
Disiplin yok.
İç denetim yok.
Liyakat yok.
Ama ne var biliyor musunuz?
Partideki sorunları dile getiren, elini sıkmayan, itiraz eden; yani gerçekten emek vermiş, vatansever kadroların ihracı var.
Ne kadar çok rezil olunursa, o kadar çok üzeri örtülmeye çalışılan bir düzen var.
Ve asıl mesele şu:
Arınmaktan rahatsız olanlar, artık kirin içinde düzen kurmuş olanlardır.
Bu yüzden bugün yaşananlar bir tesadüf değil…
Bir tercihin, bir zihniyetin ve bir çöküşün sonucudur.
Bugün kamusal alandaki çürümenin hangi boyutlara ulaştığını herkes biliyor. Dün bundan şikâyet edenler, bugün o çürümenin bir parçası haline gelmiş durumda.
0:00 0:00
