HALKWEBYazarlarÇölün Ortasında Bir Balon: Dubai Masalı ve Gerçekler

Çölün Ortasında Bir Balon: Dubai Masalı ve Gerçekler

Çölün ortasında bir finans mucizesi yaratabilirsiniz. Ama güveni ithal edemezsiniz.

0:00 0:00

Sene 2005.

Urfa’dayım.
Bahreyn merkezli bir şirketle çalışıyorum. Benden bir makine istediler: limanlarda ve sığ sularda dip temizliği yapan bir dredger.

Sebep basitti. Körfez’de kum fırtınaları limanların draftını düşürüyor, gemiler yanaşmakta zorlanıyordu. Deniz tabanı sürekli temizlenmeliydi. Makineyi yaptık. Ardından 25 adet daha sipariş geldi.

Tam her şey büyürken, bir anda durdu.

Siparişler iptal edildi.

Çünkü Körfez’de rüzgâr tersine dönmüştü.

***

O dönem Dubai bir hayal inşa ediyordu.
Denizin ortasında yapay adalar yükseliyor, çölün ortasında yelken şeklinde oteller göğe uzanıyordu.

Burj Al Arab sadece bir otel değil, bir semboldü.
Palm Jumeirah sadece bir ada değil, insanın doğaya meydan okumasıydı.

Sonra kriz geldi.
Vinçler sustu. Projeler yarım kaldı.

Ama Dubai düştüğü yerden kalkmayı bildi.
Finans merkezi oldu. Turizm üssü oldu. Vergisiz sermayenin adresi oldu.

Bir “model” yarattı.

***

Fakat gözden kaçan bir gerçek vardı.

Dubai’nin petrolü sınırlıydı ama asıl zenginliği jeopolitik konumuydu.
Ve jeopolitik konum, iki ucu keskin bıçaktır.

Komşusu İran.
Körfez’in her gerilimi, her yaptırım dalgası, her füze tehdidi önce havayı, sonra sermayeyi etkiler.

Yıllarca gri paranın, kaçışın, sığınmanın adresi olan şehir; bugün bölgesel risk arttıkça tersine göç konuşur hale geldi.

Çölün ortasında bir finans mucizesi yaratabilirsiniz.
Ama güveni ithal edemezsiniz.

***

Benim için bu hikâye bir makine siparişinden ibaret değil.

O iptal edilen 25 makine, Körfez ekonomisinin doğasını anlatıyordu:
Hızla şişen, hızla daralan, rüzgâra bağlı bir düzen.

Yapay ada yapılır.
Yapay gökdelen yapılır.
Ama yapay istikrar yapılamaz.

Ekonomi sadece beton değildir.
Ekonomi güven demektir.
Ekonomi coğrafya demektir.
Ve bazen bir kum fırtınası, bütün limanı susturur.

Bugün Dubai hâlâ ışıl ışıl.
Ama çölün ortasında yükselen her şehir, rüzgârın yönünü hesaba katmak zorundadır.

Çünkü balonlar daima iki şeye bağlıdır:
Hava ve güven.

Biri eksilirse, diğeri yetmez.

YAZARIN DİĞER YAZILARI