HALKWEBYazarlarUtanmayan biri nasıl affedilir?

Utanmayan biri nasıl affedilir?

Silivri‘de yatanın da, henüz yatmaya başlamamış olanların da affedilmesi öyle basit bir iş değildir .

0:00 0:00

Kelimeler bazen boğazda düğümlenir.

Çünkü bazı insanlara birini anlatmak, hakikati anlatmak değildir; vefasızlığa, nankörlüğe, meze olmuş zihinlere bir onur dersi vermeye çalışmaktır. O yüzden dil sürçer, cümle yarım kalır.

Çünkü geçmişte yapılan hataların, hançerlemelerin, kumpasların mutlaka bir bedeli vardır.
Ve o bedeli ödeyenlerin çoğu, ödediğinin farkında bile değildir.

“Ya hep beraber ya hiçbirimiz” derken aslında herkesin kirliliğinin, çirkefliğinin farkında olduğu bir zihniyetten söz ediyoruz. Ama bu kendini bilmezler, bu hâlden anlamazlar, bBüyük bir kumpası kurgularken gönül rahatlığıyla uyudular. Mutlu oldular. Huzurlu oldular.
Sanki dünya bir ellerindeydi, ay öbüründe.

Ta ki gerçekle yüzleşene kadar.
Gerçek bazen bir uyarıdır.
Bazen bir çığlık.
Bazen de gecikmiş bir mesaj…

103 yıllık koca bir çınar olan Cumhuriyet Halk Partisi bugün mahkeme koridorlarında tartışılıyorsa, bunun tek bir sebebi vardır:
İçeride olanlar.
O içeride olup da tek başına kalanlar.

Bugün geçmişin günahlarını çıkarmak adına, dün hançerlediklerini; kumpas kurduklarını; “babam” dediklerini nasıl ezdiklerini görmüyor değiller. Bir vefasızlık uğruna, bir hiç uğruna neleri yıktıklarını biliyorlar. Ama işlerine gelmedi. Belki bir gün, bir baba selamıyla anlarlar diye düşünüyorum.

Ama şunu da not düşelim:
Gerçek baba, oğlunu affeder.
Ama baba olmadığı hâlde babalık görevini yerine getiren, omuz veren, koruyan, susarak sahip çıkan birine saplanan hançerler; o babalığı görmezden gelir. Gelmelidir de.

Bir babanın evladını affetmesini tabii ki doğal karşılarız. Fakat bunun koşulları vardır. Ki kuşkusuz bunun ilk koşulu o evladın “Utanmasıdır.”

Utanmayan arsız hayasız biri nasıl affedilir?

İkinci koşulu da vardır. İkrar etmelidir bütün ihanetlerini, ahlaksızlıklarını, suçlarını. Hepsini teker teker anlatmalıdır.

Bunu yapmayan birini nasıl affedilir?

Bir koşulu da yine edep sahibi olacağına, namuslu ve dürüst olacağına dair bir ışık görülebilmelidir bu insanda. Sinsi bir şekilde kendini kurtarmak için tövbe etmiş görünmemelidir . Samimi olduğu bilinebilmelidir.

Helallik almalıdır. Sadece ‘babasından’ değil, zarar verdiği her kim varsa hepsinden helallik almalıdır. Zararlarını tazmin etmelidir. Kime ne zararı olduysa hepsinden tek tek helallik almalıdır.

Ve daha bir çok koşulu vardır bir babanın evladını affetmesinin. Ki konu sadece bir babanın affetmesinin de çok çok ötesindedir.

Bir baba evladını affeder. Ama evlat hala ihanet ediyorsa, hala çalıp çırpıyorsa, hala şantajla insanlara zulmediyorsa, hala suç ortaklarıyla birlikteyse, hala babasına hançer saplamaya devam ediyorsa, iftira atıyorsa, vefasızlık peşindeyse, hala utanmıyor arlanmıyor ahlaksızlık yapıyorsa ve babasına her türlü kumpası düzenlemek için çırpınıyorsa …. Bir baba nasıl affedebilir?

Yani Silivri‘de yatanın da, henüz yatmaya başlamamış olanların da affedilmesi öyle basit bir iş değildir .

Çünkü mesele baba olmak değil, vicdan sahibi olmaktır. Sadece babalık duygusuna değil vicdanının sesine de kulak vermektir .

Vicdanı olmayanlar ise ne vefayı, ne bedel ödemeyi ne de başka değerleri kendileriyle özdeşleştiremezler. Her türlü ahlaki değeri yok sayarlar.

Ve er ya da geç bu insani değerlerini yitirmiş olan evlatlar yaptıklarını bedellerini öderler.
Ama bazıları bu bedeli öderken bile neden yandığını anlayamaz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI