HALKWEBYazarlarSuskunluğun Şairi: Zahrad

Suskunluğun Şairi: Zahrad

Zahrad’ın şiiri bağırmaz; bir sandalyenin gıcırtısı, bir pencere aralığı, yarım kalmış bir cümle gibi gelir.

0:00 0:00

Zareh Yaldızcıyan (Zahrad), Ermeni ve Türk edebiyatının en rafine şairlerinden biridir.
1924’te İstanbul’da doğdu; hayatı boyunca bu şehrin dilini, sokağını ve suskunluğunu şiire taşıdı.

Onu büyük yapan şey, yüksek sesle konuşmamasıydı.

Az sözle çok şey söylemesi, gündelik hayatın küçük ayrıntılarından evrensel hüzünler çıkarabilmesi ve politik sloganlara bulaşmadan insanı doğrudan kalbinden yakalamasıydı.

Zahrad’ın şiiri bağırmaz; bir sandalyenin gıcırtısı, bir pencere aralığı, yarım kalmış bir cümle gibi gelir.

Tam da bu yüzden kalıcıdır.

Ermenice yazdı ama İstanbul’un ruhunu yazdı.
Bu yüzden Türk okur da kendini onda bulur.

Büyük sözler kurmadı, büyük yerden konuşmadı;
bir pencere aralığından baktı hayata.
İstanbul’u anlattı ama adını koymadan,
yalnızlığı yazdı ama bağırmadan.
Şiiri, susmanın en kalabalık hâliydi.

Zahrad’ın üslubuna bir selamla:

Akşam oldu
masa hâlâ üç kişilik
ama bir sandalye
gürültü yapıyor
yokluğuyla

çay soğudu
kimse fark etmedi
en çok da
çayın umurunda değil

Not: Bu satırlar, yüksek sesin değil, inceliğin kalıcı olduğuna inananlara…

YAZARIN DİĞER YAZILARI