HALKWEBYazarlarİlkeler mi, İhaleler mi?

İlkeler mi, İhaleler mi?

0:00 0:00

Daha düne kadar Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden Dersim’i, tek parti dönemini ve geçmişin acılarını siyaset malzemesi yapanların bugün aynı partinin mevcut yönetimini “demokrasi mücadelesi” adı altında sahiplenmesi elbette sorgulanmalıdır.
Siyasette hafıza bu kadar kısa olmamalıdır. Dün “katliam” diyerek meydan okuyanların, bugün makam ve siyasi denklem değişince aynı yapının en ateşli savunucusuna dönüşmesi ciddi bir tutarsızlığın göstergesidir.

Daha dikkat çekici olan ise, kendi ideolojik iddialarıyla yıllardır siyaset yaptığını söyleyen yapıların bugün neredeyse tamamen CHP yönetiminin gölgesinde hareket eder hale gelmesidir. Türkiye İşçi Partisi, Emek Partisi ve DEM Parti gibi partilerin kendi bağımsız siyasal hattını güçlendirmek yerine her çağrıda CHP yönetiminin arkasında hizalanması artık insanların gözünden kaçmıyor.

Ortada tuhaf bir tablo vardır:
CHP tabanının bile mesafeli durduğu çağrılara bazı marjinal yapılar ellerinde bayraklarla koşarak katılıyor. Kendi siyasal üretimini ortaya koyamayanlar, sanki başka bir partinin aparatına dönüşmüş görüntüsü veriyor. Bu durum ister istemez şu soruları doğuruyor:

Bu destek gerçekten ideolojik bir dayanışma mı?
Yoksa belediyeler, kadrolar, fonlar, ihaleler ve siyasi rant düzeni etrafında oluşmuş yeni bir bağımlılık ilişkisi mi?

Çünkü bugün toplumun önemli bir kısmı şunu görüyor:
Ortaya saçılan onca iddia, yolsuzluk tartışması, delege pazarlıkları, kirli ilişkiler ve ahlaki çürüme iddiaları karşısında tek bir ciddi özeleştiri yapılmıyor. Tam tersine, sorgulayan değil koruyan bir refleks gelişiyor.
Sanki amaç temiz siyaset değil; “bizimkiler zarar görmesin” anlayışı.

Bir dönem halka “düzen partilerine karşı mücadele” söylemi satanların bugün düzenin tam merkezine eklemlenmesi de ayrı bir ironidir. Devrim söylemleriyle ortaya çıkanların, belediye koridorlarında pozisyon arayan yapılara dönüşmesi toplumda güven erozyonu yaratmaktadır.

Derneklerin, vakıfların ve bazı siyasi yapıların yaşanan tüm tartışmalara rağmen neden hâlâ mevcut CHP yönetiminin arkasında hizalandığını insanlar doğal olarak sorguluyor.
Çünkü ortada bağımsız bir siyasal duruş değil, giderek büyüyen bir “kuyruk siyaseti” görüntüsü oluşmuştur.

Ve toplum artık şunu soruyor:
Gerçekten ilke mi savunuluyor, yoksa çıkar düzeninin dışında kalmama telaşı mı yaşanıyor?

YAZARIN DİĞER YAZILARI