HALKWEBYazarlarDüşkünlük Arınmadan Korkmak Değil, Kirliliğe Ortak Olmaktır

Düşkünlük Arınmadan Korkmak Değil, Kirliliğe Ortak Olmaktır

 

Belediyelerde ortaya atılan yolsuzluk, usulsüzlük ve çıkar ilişkileri iddiaları ortadayken, asıl sorulması gereken soru şudur:

Düşkünlük nedir?

Kamu kaynaklarının kişisel çıkar için kullanıldığı iddiaları karşısında susmak mı?
Makamın ve siyasi gücün kişisel ilişkiler için kullanıldığı iddialarını görmezden gelmek mi?
Belediye başkan adaylarından para talep edildiği yönündeki iddiaların üzerine gitmemek mi?

Eğer bütün bunlar doğruysa, bunların adı ne olacaktır?

Kamu görevi; kişisel ikbal, makam, para ve güç devşirme aracı değildir. Hele hele insanların alın teriyle oluşturduğu kamu kaynakları, hiçbir siyasi grubun veya çıkar çevresinin malı hiç değildir.

Son günlerde Hacı Bektaş Veli anmaları üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu’nun “düşkün” ilan edilmeye çalışılması ise tam anlamıyla bir siyasal çelişkidir.

Kılıçdaroğlu’nun söylediği nedir?

Arınmak.
Temiz siyaseti savunmak.
Yolsuzlukla, rüşvetle ve kirli ilişkilerle mücadele etmek.

Bunlardan neden korkuluyor?

Hacı Bektaş Veli’nin öğretilerinde insanı yücelten değerler; dürüstlük, adalet, kul hakkı, ahlak ve insan sevgisidir. Alevilikte yolsuzluğun, hırsızlığın ve rüşvetin meşrulaştırılması düşünülemez.

O halde arınmadan söz eden bir siyasetçiyi hedef göstermek yerine, önce siyasetin ve kamusal yaşamın gerçekten arınmaya ihtiyacı olup olmadığını sorgulamak gerekmez mi?

Üstelik ortada çeşitli kişiler hakkında yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlük iddiaları varken, bu iddiaların hukuken kesinleşmiş suçlar olmadığını da unutmadan, siyasetçilerin görevi bunları örtmek değil; bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılmasını sağlamaktır.

Kimse Hacı Bektaş Veli’nin adını siyasi hesaplaşmaların kalkanı haline getirmesin.

Düşkün ilan etmek kolaydır. Asıl mesele, kendi durduğun yere bakabilmektir.

Kimin kimlerle yan yana durduğu, hangi çıkar ilişkilerinin içinde olduğu ve kamu ahlakına karşı nasıl bir tavır aldığı toplum tarafından elbette sorgulanacaktır.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey linç değil, arınmadır.

Siyaseti kirleten ilişkilerden arınmak…
Kamu kaynaklarını çıkar kapısı gören anlayıştan arınmak…
Rüşvet ve yolsuzluk iddialarının üzerini örten sessizlikten arınmak…
Biat kültüründen arınmak…

Ve en önemlisi:

Hacı Bektaş Veli’nin adını siyasi çıkarların aracı olmaktan kurtarmak.

Kılıçdaroğlu’nu “arınma” çağrısı yaptığı için düşkün ilan edenler, önce kendi vicdanlarına şu soruyu sormalıdır:

Düşkünlük, kirliliğe karşı çıkmak mıdır; yoksa kirliliği görüp susmak mı?

Bizim cevabımız nettir:

Arınacağız.
Temiz toplum, temiz siyaset için mücadele edeceğiz.
Kim olursa olsun yolsuzluğun, rüşvetin ve kamu gücünün kötüye kullanılmasının karşısında duracağız.

Çünkü yol cümleden uludur.
Ve o yolun üzerinde kişisel çıkar değil, hak, hukuk, adalet ve insanlık vardır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI