HALKWEBAuthorsPara Kaybolmadı, Yön Değiştirdi

Para Kaybolmadı, Yön Değiştirdi

Eskiden daha geniş bir kesimin elinde dolaşan para, bugün daha dar bir grubun kontrolünde. Bu yüzden sokakta, çarşıda, küçük esnafın kasasında hissedilen şey yokluk. Oysa sistemin içinde para hâlâ var—sadece yönü değişti, adresi değişti.

0:00 0:00

Bir süredir aynı cümleyi farklı şekillerde duyuyoruz: “Piyasada para yok.”
Gerçekten öyle mi?

Hayır. Para kaybolmadı. Para yer değiştirdi.

Eskiden daha geniş bir kesimin elinde dolaşan para, bugün daha dar bir grubun kontrolünde. Bu yüzden sokakta, çarşıda, küçük esnafın kasasında hissedilen şey yokluk. Oysa sistemin içinde para hâlâ var—sadece yönü değişti, adresi değişti.

Ama meseleyi sadece “kim kazandı, kim kaybetti” tartışmasına indirgemek de yetmez. Çünkü asıl kırılma başka bir yerde: üretimde.

Türkiye uzun süredir düşük katma değerli üretime sıkışmış durumda. Kilogram başına ihracat değeri hâlâ birkaç dolar seviyesinde. Buna karşılık gelişmiş ekonomiler aynı ağırlıkta üründen onlarca, hatta yüzlerce dolar kazanabiliyor. Aradaki fark sadece teknoloji değil; aynı zamanda akıl, planlama ve vizyon farkı.

Biz ise daha kolay olanı seçtik: ithalat.

İthalat, kısa vadede cazip bir modeldir. Kapıda vergi alırsınız, bütçeye hızlı gelir yazarsınız, raflar dolu görünür. Ama bu modelin görünmeyen bir bedeli vardır: üretim refleksinin zayıflaması. Üretmeyen ekonomi zamanla dışa bağımlı hale gelir. Dışa bağımlı ekonomi ise kırılgan olur.

Bugün yaşadığımız tam olarak bu kırılganlık.

Bir başka başlık da “satışlar.”

Son 20–25 yılda devletin elindeki birçok varlık el değiştirdi. Özelleştirmeler, kamu arazileri, çeşitli gelir kaynakları… Bunların bir kısmı ekonomik rasyonelle açıklanabilir. Ama şu soru hâlâ ortada duruyor: Satılanın yerine ne kondu?

Eğer sattığınız bir değerin yerine daha yüksek katma değer üreten bir yapı kurmuyorsanız, bu bir dönüşüm değil; sadece el değiştirmedir. Tıpkı paranın el değiştirmesi gibi.

Bugün geldiğimiz noktada sorun ne sadece para, ne sadece üretim, ne de sadece yönetim tercihleridir. Sorun, bunların hepsinin aynı anda zayıflamasıdır.

Para el değiştirdi.
Üretim zayıfladı.
Ekonomi kısa vadeye sıkıştı.

Ve en önemlisi, toplumun geniş kesimi bu değişimin dışında kaldı.

Şimdi asıl soru şu:
Bu tabloyu tersine çevirmek mümkün mü?

Elbette mümkün. Ama bunun yolu ithalatla günü kurtarmaktan değil, üretimle geleceği kurmaktan geçer. Katma değeri artırmadan, hukuki güveni sağlamadan, eğitimi güçlendirmeden ve uzun vadeli bir ekonomi aklı oluşturmadan bu döngü kırılmaz.

Çünkü para gerçekten kaybolmaz.
Ama yanlış yerde birikirse, toplum için yok hükmüne geçer.

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR