HALKWEBAutorenŞeytanın Pabucu Yok! Asfalt Ağlamaz

Şeytanın Pabucu Yok! Asfalt Ağlamaz

Kimse zannetmesin “şeytana pabucu ters giydiririm” demesin çünkü şeytanın pabucu yok!

0:00 0:00

El fenerini hırsızlar, minimum ayarda tutar çünkü dar alanda net gösterir ama heyecandan sağı solu görmez ve bir yere çarpar ev sahibinin uyandırır ya da alem çalar…

O andan itibaren fener hükümsüz, cesaret anlamsızdır ve pişmanlık da fayda vermez, zira çalan çanlar susmaz! Zangoçun eline düşmüş bir kere…

Ufak hesaplar eder insanı ufak ufak unufak! Büyük düşünen gemi kaptanı Deniz fenerine göre yol alır, el feneri kullanmaz…

Az olsun öz olsun mantığının perde ardında yatan sır, çoğu yönetememe korkusudur.
Bu korkuyu erdem,kanaat, ihlas, takva gibi süslü manevi söylemlerle bastırıp etrafı kandırma en bilindik yol!

Kabristandan geçerken türkü çığıran adamın cesaret göstergesi, yoldan geçen birinin “Selamün Aleyküm” demesiyle biter! Zanneder ki ölüler ses veriyor…

İnsan kendini kandırır aslında etrafını kandırmaya çalışırken! Çevresindeki kandırılanların sayısal çokluğu ona güç verir ve o çokluk içinde kendine yeni fırsatlar yaratır.

Hâlbuki kabanlar az olsa, onun gözyaşı çarçabuk ortaya çıkacak ama fırsat vermiyor çevre! Defalarca söyledik ne çekiyorsa yığınlar, kendi hataları ve tercihleri sonucunda çekiyor!

“Der Herr schreibt kein Unglück, wenn der Diener nicht geil ist!” demiş büyükler. Ders almayanların ders vermeye kalktığı bir ortamda “ibret-i âlem” yaratılmaz. Fasaryalarla tersanelerde martavallarla geçen konuşmaların arzı endam ermesi kamuoyunun geldiği noktayı îzâha muhtaç hale getirmekte!

Tarzan, Tatar Ramazan, Polat Alemdar, Memati, Karadayı… Popülizme kurban siyaset, kendi mecrasından taşmış akarsuların sel olsa bile bir süre sonra hızının kesileceği be en sonunda buhar olacağı da mukadder!

Mecrasını kaybeden akarsuyun vuslata (deniz) ermesi mümkün değil! Hedeften yoksun olanların istikameti olmaz ve onlara yön de kâr etmez. Kıblesi şaşmış deyimi de tam bu tipler için “cuk” oturuyor.

Geçmişte kazdığı kuyunun kendine zarar verdiğini düşünenlerin itirafları da makbul değil bu arada. O an kuyudan beslenenlerin, şimdi kuyudan çıkan yılanların zehrini kınaması ne denli samimi!

Toplayıp çarpanların, bölme ve çıkarmaya gelince ağız eğmesi ve memnuniyetsizliği gözlerden kaçmıyor. Alma dibinde büyümüşlere vermek zor geliyor!

Ölçüsüzlüğü ilke edinmişlerin, ölçüden dem vurmasına şaşıyoruz bugün. Hâlbuki ayarını bozduğu kantarın, gün gelince kendini de tartacağını hesap etmeli insan. O zaman “yanlış tartıyor bu terazi” deme hakkı da olmayacak.

Herkesin “Hep bana, Rabbenâ!” deyip keser olduğu bir süreçte yazık ki rendeler meczup testereler mahcup durumda. Empati kurup karşısındakini düşünen ve beraber yiyelim bu sofra hepimize yeter diyenler hor görüldü yıllardır ve gelinen noktada çarpıcıyı da çarpan, dolandırıcıyı da dolandıran şeytana şeytanlık öğreten model kahramanlar ortaya çıktı!

Cin olmadan adam çarpanların, şeytan görmüşe dönmesi an meselesidir. Kimse zannetmesin “şeytana pabucu ters giydiririm” demesin çünkü şeytanın pabucu yok!

Asfalt ağlamaz, ağlatır günü geldiğinde…

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS