Sayın Kemal Kılıçdaroğlu 2 Eylül’de İzmir’e geliyor.
İzmir, Sayın Kılıçdaroğlu’nu yalnızca bir siyasetçiyi karşılar gibi değil; temiz siyasetin, dürüstlüğün ve arınma çağrısının sahibi olarak karşılamalıdır.
2 Eylül, İzmir açısından sıradan bir buluşma olmamalıdır. Bu tarih, toplumun “Arınacağız” söylemine ne kadar güçlü sahip çıktığını göstereceği bir gün olmalıdır.
Bugün siyasetin en büyük sorunlarından biri, yanlışları görmezden gelen, kişilere ve gruplara koşulsuz bağlılık gösteren anlayıştır. Oysa demokrasi; kişilere değil, ilkelere sahip çıkmayı gerektirir. Yolsuzluğa, rüşvete, haksızlığa, kamu kaynaklarının kişisel çıkarlara kullanılmasına karşı çıkmak bir siyasi tercih değil, ahlaki bir sorumluluktur.
Sayın Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu arınma ve temiz siyaset çağrısı tam da bu nedenle önemlidir.
İzmir halkı 2 Eylül’de güçlü bir mesaj vermelidir:
Biz kirli siyaseti istemiyoruz.
Biz çıkar siyasetine teslim olmayacağız.
Biz yolsuzluğun üzerinin örtülmesini kabul etmiyoruz.
Biz temiz toplum, temiz siyaset istiyoruz.
Bu nedenle Sayın Kılıçdaroğlu’nun İzmir’e gelişinde onu bayraklarla, coşkuyla ve güçlü bir halk iradesiyle karşılamak, aynı zamanda arınma mücadelesine verilen desteğin göstergesi olacaktır.
Çünkü mesele yalnızca bir kişinin siyasi geleceği değildir.
Mesele, siyasetin yeniden güvenilir hale gelmesidir. Mesele, makamların kişisel çıkarların aracı olmaktan çıkarılmasıdır. Mesele, halkın vergileriyle oluşan kamu kaynaklarının halk için kullanılmasıdır.
İzmir, demokratik kültürü ve özgürlükçü kimliğiyle bu çağrıya güçlü bir cevap verebilir.
2 Eylül’de İzmir susmamalıdır.
İzmir; temiz siyasetin, dürüstlüğün ve arınmanın yanında olduğunu meydanlarda göstermelidir.
Sayın Kılıçdaroğlu’na verilecek destek, aynı zamanda “Arınma istiyoruz” diyen toplumun desteğidir.
Gelin 2 Eylül’de İzmir’den güçlü bir ses yükseltelim:
Temiz toplum, temiz siyaset için…
Yolsuzluğa ve ranta karşı…
Dürüst ve onurlu siyaset için…
Arınma için hep birlikte.
Yaşasın temiz toplum, yaşasın temiz siyaset.
Arınacağız.
