Kamuoyu önünde tanınan, görünürlüğü yüksek bazı isimlerin peş peşe CHP üyeliğinden istifa ettirilmesiyle Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine sistematik bir algı çalışmasının yürütüldüğü görülmektedir. Amaç, istifaların sayısından çok oluşturduğu psikolojik etkiyi büyütmek, parti tabanında “çözülme başladı” algısını oluşturmaktır.
Ancak siyaset, algıyla değil hakikatle yürür. Partinin gerçek gücü; ekranlarda görünen birkaç isimden değil, örgütlerinden, üyelerinden ve yıllardır omuz omuza mücadele eden kadrolarından gelir.
Bu nedenle Parti Meclisi’nin yalnızca partiden ayrılan isimlere odaklanması yeterli değildir. Asıl dikkat edilmesi gereken husus, parti içerisinde kalmaya devam eden ve ayrılanlarla aynı anlayışı sürdüren uzantılardır. Bir ağacın yalnızca görünen dallarını budamak çözüm değildir; kökü yerinde kaldığı sürece aynı dallar yeniden filiz verir.
Gerçek arınma, kişilere göre değil ilkelere göre yapılır. Partiyi içeriden zayıflatan, örgüt disiplinini bozan, kişisel hesaplarını parti menfaatlerinin önüne koyan ve sürekli ayrışmayı besleyen anlayışlarla kararlı biçimde mücadele edilmelidir.
Bir diğer önemli mesele ise yeni üyelik süreçleridir. Bugün e-Devlet üzerinden yapılan üyelik başvurularının aylarca bekletilmesi kabul edilemez. Üç aya yaklaşan tescil süreleri, partiye katılmak isteyen insanların heyecanını kırmakta ve örgütlenme iradesini zayıflatmaktadır.
Siyasette zaman en kıymetli sermayedir. Üyelik süreçlerinde yaşanan her gecikme, partinin büyüme hızını düşürmektedir. Atalet, teşkilatın en büyük düşmanıdır. Ataletle adalet sağlanamaz; gecikmeyle güven tesis edilemez.
Bugün yapılması gereken bellidir. Yeni üyelik başvuruları süratle sonuçlandırılmalı, örgütler güçlendirilmeli, demokratik süreçler işletilmeli ve yeni delegeler sağlıklı bir zeminde belirlenmelidir. Partinin geleceği, bekleyen dosyalarda değil, aktif ve güçlü örgüt yapısında şekillenecektir.
“Çürük elmalar gitti.” diyerek rehavete kapılmak büyük bir hata olur. Çünkü mesele yalnızca çürük elmalar değildir; onları yıllarca koruyan, kollayan ve parti içinde güç kazanmalarını sağlayan anlayışın tasfiye edilmesidir. Çürük elma satıcısı değişmediği sürece sepete yeni çürük elmalar konulmaya devam edecektir.
Sahada bulunan, örgütlerle iç içe yaşayan herkes bu gerçeği görmektedir. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na gönül veren binlerce partili, kişilere bağlı hiziplerin değil; liyakatin, emeğin, sadakatin ve parti hukukunun hâkim olduğu bir CHP istemektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi, kişisel hesapların değil, Cumhuriyet değerlerinin partisidir. Parti içi mücadeleler, rövanş duygusuyla değil; hukuk, tüzük ve vicdan ekseninde yürütülmelidir. Bugün verilecek doğru kararlar yalnızca bugünü değil, partinin geleceğini de belirleyecektir.
Parti Meclisi’nin tarihi sorumluluğu büyüktür. Beklenti; kararlı, adil, hızlı ve cesur adımlar atılmasıdır. Gerçek birlik, sorunları görmezden gelmekle değil, onları cesaretle çözmekle sağlanır.
Bu metin; Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi’ne yönelik samimi bir uyarı, yapıcı bir temenni ve örgütsel sorumluluk çağrısıdır.**
