HALKWEBYazarlarAĞIR TAŞI NE YEL KALDIRIR NE DE SEL!

AĞIR TAŞI NE YEL KALDIRIR NE DE SEL!

“Ağır taşı ne yel kaldırır ne de sel.” Büyüklerimizin bu sözü, siyasetin de en değişmez kaidelerinden biridir.

Sayın Özel ile hareket ettiği iddia edilen 109 milletvekili meselesine buradan açıkça söylüyorum: Sayın Özel otuz milletvekili bulsun, öpsün başına koysun.

Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin gönül bağı şahıslarla değil, CHP’nin kurumsal hafızası ve siyasi geleneğiyledir. Belediye başkanları dâhil, aklıselim sahibi olan herkes de günü geldiğinde bu gerçek doğrultusunda hareket edecektir. Buradan ilan ediyorum.

Masallarda Sinbad nice maceralar yaşamış, nice fırtınalar atlatmıştır. Fakat masal ile siyaset aynı şey değildir. Gerçek hayatın dinamiği; tecrübe, denge ve hesap üzerine kuruludur. Siyasetin pratiği, romantik hayallerden değil, sağlam zeminden beslenir.

İşte tam da bu yüzden, “değişim” adına inşa edilen yapay rüzgârların uzun ömürlü olması mümkün değildir. Gürültüleri fazla olabilir ama kökleri sığdır. Rüzgâr diner, hakikat kalır.

Peki Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na en sert şekilde karşı çıkanlar kimler?

Kendini halktan üstün gören, ekranlarda ve sosyal medyada ahkâm kesen, ikinci turda sandığa gitmeyen, Boğaz kıyısında viskisini yudumlarken halkçılık dersi veren, rakı sofralarında memleket kurtaran sözde aydınlar…

Aslında CHP’nin toplumla arasına mesafe koyan, partinin iktidar yürüyüşünü zorlaştıran en büyük yük de yine bu zihniyettir.

Merhum halk ozanı Âşık Mahzuni Şerif’in meşhur ifadesi tam da bunlar içindir:

“Hippi yosmasını takmış koluna…”

Gürültüleri çoktur; fakat karşılıkları zayıftır.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasi gücü onların alkışından değil, doğrudan milletten gelmektedir. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı yüzde 48 oy bunun en açık delilidir. O oyların önemli bir kısmı, bütün bu üstenci çevrelere rağmen verilmiştir.

Üstelik yaklaşık 11 milyon seçmenin sandığa gitmediği düşünüldüğünde, sol seçmen içinde de hatırı sayılır bir kitlenin Kılıçdaroğlu’nun “Helalleşme” ve “Halil İbrahim Sofrası” anlayışına mesafeli durduğu açıktır. Bunlar yıllardır aynı kibir diliyle konuşan, “biz biliriz” anlayışını siyaset sanan klasik üstenci çevrelerdir.

Unutulmamalıdır ki…

“Sel suyuyla ziraat olmaz!”

Geçici taşkınlar toprağı bereketlendirmez; aksine önüne kattığını sürükler götürür. Bereket ise düzenli akan sudadır.

Kalabalıkların oluşturduğu gürültüyle üretilen sahte hakikatlere önce onları üretenler, sonra da meseleyi uzaktan seyreden saf insanlar inanır. Fakat zaman, en büyük hakemdir. Gün gelir, hakikat bütün gürültünün içinden sıyrılır ve kendisini herkese gösterir.

Çünkü insanlar geçici bir heves uğruna yuvalarını dağıtmazlar. Belki gönüller eğlenir, belki heyecan yaşanır; ama nikâh kolay kolay bozulmaz. Onca yıllık hukuk, bir anlık heyecan uğruna terk edilmez.

Bu yolda en fazla kısa süreli bir heyecan olabilirsiniz; kalıcı bir adres olamazsınız.

“Ağır taşı ne yel kaldırır ne de sel.”

Bizden söylemesi.

26 Haziran 2026
Numan CENGİZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI