HALKWEBYazarlarAdalet, Ahlak, Vicdan ve Erdem Yürüyüşü

Adalet, Ahlak, Vicdan ve Erdem Yürüyüşü

0:00 0:00

CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU, “Adalet Yürüyüşü”nün 25. gününde, 9 Temmuz 2017 tarihinde İstanbul/Maltepe Meydanı’nda ve ekranları başında toplanan milyonlarca insana önemli bir “ÇAĞRI” yaptı.
Yaptığı konuşmanın açılış cümlesi, “KİMSE BU YÜRÜYÜŞÜN BİR SON OLDUĞUNU DÜŞÜNMESİN, BU YÜRÜYÜŞ BİZİM İLK ADIMIMIZDIR.” oldu.
Konuşmanın sonlarına doğru ise kapanışı yine önemli bir cümle ile tamamladı: “YÜRÜYÜŞÜMÜZ SÜRÜYOR VE BURADAYIZ!”
Bu iki cümle ile “Adalet Yürüyüşü”nün bir anlamda özetini çıkardı ve bu konuşma ile 86 milyonun tamamına mesajını verdi; iktidarından tutun da sureti muhalefetten görünenlere kadar herkese.
Fakat bu yürüyüşü sadece bir “Adalet Yürüyüşü” ve daha da net hâliyle bir “Adalet Arayışı” olarak tanımlamak çok zayıf kalacaktır.
Bu yürüyüş, adalet arayışının ve adalet çağrısının yanında; vicdanlara sesleniş, örgütlü ahlaksızlığa bir başkaldırıdır.
İnsanların vicdanında ve ahlaki normlarında yer bulmaya çalışan Kemal KILIÇDAROĞLU; insanları vicdanlı olmaya davet etmiş, ahlaksızlığa geçit vermemeye çağırmış, toplumsal köklerimizi oluşturan değerlere dönüş çağrısı yapmıştır.
Bu sebeple bu yürüyüşü sadece “Adalet Yürüyüşü” olarak değil, aynı zamanda “Adalet, Ahlak ve Vicdan Yürüyüşü” olarak da tanımlamalıyız. Bu yürüyüşe “Adalet, Ahlak, Vicdan ve Erdem Yürüyüşü” diyebilmeliyiz.
Çünkü Ankara Güvenpark’ta başlayıp İstanbul Maltepe’ye kadar devam eden 25 günlük yürüyüş sırasında verilen molalarda yaptığı açıklamaları dikkatle izlerseniz, Sayın KILIÇDAROĞLU’nun “adalet” kavramı kadar “ahlak, vicdan, erdem…” gibi kavramları da sık sık kullandığını ve buralara dikkat çekmek istediğini görürsünüz. Tıpkı 24 yıllık siyasi ve 78 yıllık özel yaşamında olduğu gibi.
Bizler, yani “Kemal KILIÇDAROĞLU’nun sustuğunu duyan, yutkunduklarını görenler”, bunun sebebini çok iyi anlıyoruz. İçeriden ve dışarıdan adeta bir kuşatma altında olan Kemal KILIÇDAROĞLU’nun yapacağı tek ve en doğru şey, siyasi hamaset söylemleri yerine insanların vicdanına, ahlakına ve erdemine seslenmek olmuştur. Bunu en baskın hâliyle “Adalet Yürüyüşü”nde ortaya koymuştur.
Bu doğru tercih, aradan geçen 9 yılın sonunda CHP’de ve ülkede gelinen noktaya bakınca daha net görülüyor.
Çünkü maalesef gerçeklerin üstünün “tükenmez” kalemlerle bastıra bastıra karalandığı, yalanların da altının yine “tükenmez” kalemlerle kalınca çizildiği bir dönemi yaşıyoruz.
Yavuz hırsızların ev sahibini bastırmasını geçtik; bu hırsızların ev sahibini hırsız ilan etmeye çalıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Ellerine aldıkları para ve medya gücüyle adeta halkı keriz yerine koydukları bir dönemi yaşıyoruz.
Ve Sayın KILIÇDAROĞLU, 15 Haziran 2017 tarihinde başlattığı ve “İLK ADIM” olarak tanımladığı “Adalet Yürüyüşü”nde her geçen gün biraz daha fazla yol yürümektedir. CHP’nin 928 gün süreyle bir çete tarafından işgal edilmiş olması, kısa bir mola ve yürüyüşümüze vurulan ağır bir darbe olsa da, Sayın KILIÇDAROĞLU’nun dediği gibi:

“YÜRÜYÜŞÜMÜZ SÜRÜYOR VE BURADAYIZ.”

Ve bu yürüyüşte atılacak ilk adım ve olmazsa olmaz adımımız “ARINMA” olacaktır.
Çünkü biliyoruz ki adalet kavramını belirleyen en önemli unsur ahlak ve vicdandır. Ahlak ve vicdanın yok olduğu yerde adaletten söz etmek mümkün değildir. Ahlak varsa, vicdan varsa, erdem varsa adalet var olur; bunlar yoksa adalet de zaten yok demektir.
Bu sebeplerle, bilinen adıyla “Adalet Yürüyüşü”nün, alt başlıkları itibarıyla da “Adalet, Ahlak, Vicdan ve Erdem Yürüyüşü”nün 9. yılı kutlu olsun.
Yürüyüşümüz sürüyor ve buradayız!
Ve bedeli ne olursa olsun, “ARINACAĞIZ.”
Düzenlemede yalnızca yazım, noktalama ve dil bilgisi hataları giderildi; siyasi içerik ve anlatım biçimi değiştirilmedi.

YAZARIN DİĞER YAZILARI