HALKWEBYazarlarCeza Ve Ödül Arınmanın Olmazsa Olmazıdır !

Ceza Ve Ödül Arınmanın Olmazsa Olmazıdır !

0:00 0:00

Parti disiplini konusunda iki yaygın sistem vardır. Kutuplaşmanın keskin olmadığı ülkelerde, geçişgenlik ve katı parti disiplininden uzak durmak, bir denge mekanizmasıdır. Katı disiplin ise daha ideolojik siyaset aracıdır. Her durumda konu kendi içinde tutarlı metot tercihine dayanır. Disiplin uygulamalarında, işinize geldiğinde kılıcınızın iki tarafı da keserken, size yönelen disiplin uygulamalarına itirazınız inandırıcı olmaz. Tüm örgütlü yapıları ayakta tutan, şekli değil amaca odaklı disiplindir.
Arınmayı temel amaç edinen bir politik perspektifin başarısı somut koşullara bağlıdır.
“Nasıl” ve “kiminle” sorusunun cevabını baştan netleştirmeyen hiçbir çaba sonuç veremez. Türkiye siyasetinde yolsuzluk konusu, partileri aşan ciddi ve köklü bir sorundur. Geldiğimiz noktada ise toplum güvenliği ve uluslararası bağımsızlığı tehdit boyutuna dayanmıştır. Kirlenme ve çürüme, tüm siyasal kimlik ve aidiyetleri kuşatmış durumdadır. Hırsızı kimliğine göre tasnif etmeye kalkmak ve “bizim hırsızlar” ayrımı yapmak bu konunun en temeline oturan sorunlu bakış açısıdır. Öteki yaptığında verilen sert tepki, özü itibariyle yolsuzluğa karşı çıkıştan değil, yolsuzluğu yapana karşıtlıktan kaynaklanır. Dolayısıyla hırsızın “milliyetçisi”, hırsızın “muhafazakarı, solcusu ya da demokratı” fark etmez. Kamu malını keyfi biçimde kullanmak, toplumsal yararın ötesinde, kişisel menfaat için el koymak, hangi ideolojik referans dünyasına dayanırsa dayansın karşı çıkılmalıdır. “Kiminle” sorusu kadar ciddiyetle cevaplanması gereken ikinci soru da, “nasıl” sorusudur. Arınmayı kimden başlatacağınız konusu, aynı zamanda nasıl başlatacağınızın da işaretlerini barındırır. En yakınlarınızdan başlamayı göze alacak kadar cesursanız, kaybedecek hiçbir şeyi olmayanın özgür iradesini ortaya koyarsınız, ama önce iktidardan başlasın ya da önce diğer partiden başlasın refleksiyle, savunmaya geçerseniz, aynı refleksi karşınızdakinin de verebileceğini dikkate almalısınız. Bu durumda hiçbir zaman arınma cesareti ortaya konulamaz, adımı atılamaz. Kaynakları çalınan, soyulan hangi kesim olursa olsun sadece çalanlar değişir. Bütün bu ahlaki politik sorumluluğu sadece yargının ve soruşturma birimlerinin omuzuna bırakmak, sorumluluktan kaçmaktır. “Suçu ispatlanana kadar masumiyet” ilkesi, hukuk ve ceza yargılaması ile ilgilidir. Oysa toplumsal vicdanda , genel ve yaygın kanaat, siyasetin doğallığında yolsuzluğun, hırsızlığın olduğu kabulüne oturmuşsa, bu algıyı kıracak ve “temiz toplum, temiz siyaset” umudunu yeniden uyandıracak olan, pis koku gelen her yere neşter atma ve ucu nereye dayanırsa dayansın hesap sorma olabilir. Demokrasi hesap verme ve hesap sorma rejimiyse, halkın iradesini savunmak, aynı zamanda kamuoyunda kaynaklarını tüm hırsızlıklara karşı korumaktır.
Parti içi demokrasi, parti içi muhalefet mekanizmaları, partilerin temel perspektifi, siyasetin ana ilkeleri üzerinden değil, yöntem ve verimlilik üzerinden hayat bulur. Parti ahlakıyla bağdaşmayan eylemlere göz yummak hoşgörü ve çoğulculuk değildir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI