Muhalif, sadece iktidar olmayan değidir. Muhalifliğin neyi gerektirdiği, muhalefete bakışın ne anlam ifade ettiği son derece önemlidir.
Bir sistemin en önemli denge denetleme mekanizması, ona dönük eleştirilerin nasıl ele alındığıyla ilgilidir. Eleştiriye kapalı, uyarı ve düzeltmeye uygun ortamın olmadığı sistemler, çok daha hızlı ve kolay bozulurlar. Muhalefet, esas itibariyle ihtilaflı olmak, farklı yaklaşmak, bir itirazda bulunmak anlamına gelir. İktidar nasıl topluma hizmet etmek için var, ve o ölçüde değerliyse, buna sadakat gösterdiği ölçüde kıymetli ise, muhalefet de aynı şekilde toplumun değerlerine ve yararına bağlılığı ölçüsünde anlamlıdır. İktidar sahibi olmak nasıl tek başına bir takdir nedeni olmayacaksa, muhalif görünmek, muhalif durmak da başlı başına bir meşruiyet ve saygınlık gerekçesi değildir. İktidarı değerli kılan nasıl adalet ve hakkaniyetse, muhalefeti kıymetlendiren de yine adaletten hakkaniyetten yana gösterilecek duyarlılıktır. Bu nedenle saf iktidar muhalefet çelişkisine dayalı bir ilişki, iki taraf açısından da sağlıklı değildir. Muhalefeti yok sayan, ortadan kaldırmaya çalışan bir iktidar, nasıl kendi sonunu hazırlarsa, körü körüne iktidar karşıtlığı yapan ve doğrulara destek vermekten kaçınan bir muhalefet de, hayra çağıran iyiliği emreden bir yol haritası geliştiremez İslam toplumlarının ilk döneminde doğrudan Peygamber ve sonraki halifeler sürecinde son derece güçlü bir muhalefet etme alanı oluşmuştu. Peygamberin kişisel görüşlerine itiraz, halifelerin uygulama ve mesajlarına karşı duruş, çokça örneklerle İslam tarihinde hak ettikleri yeri almıştır. Ancak özellikle Emevi döneminde ortaya çıkan kutuplaşma, fitne ve çatışma ortamı, muhalif olmayı peşinen cezalandırılacak bir sorun olarak görmüştür. Muhaliflerin her türlü baskıya maruz bırakılması, aslında bir denge denetleme mekanizmasının ortadan kaldırılmasıdır. Bugün siyasi hayatımızda tanıklık ettiğimiz iktidar muhalefet gerilimi de, siyasetin toplumsal yarar üzerine bina edilmesini engellemektedir. Ne muhalefetin uyarı ve eleştirel çabaları iktidar tarafından hakettiği ölçüde takdir görmekte, ne de iktidarın önemli kazanımları, muhalefet tarafından alkışlanabilmektedir. Bu durum, rol icabı bir gerilimi, pozisyon icabı çatışmayı beraberinde getirmektedir. Elbette muhaliflik bir tarzı gerektirir. Her şeye karşı, her şeye baştan peşinen itiraz eden bir yaklaşımın, haklı itirazları da bir süre sonra saygınlığını yitirir. Oysa olumlu ve hayırlı işlerde birlikte hareket etme, ortak haklı üretme, uzlaşarak siyaset geliştirme çabası, toplumda da sağlıklı bir değişime zemin oluşturacaktır. İktidar ne yapıyor, ne söylüyorsa biz her konuda her zaman tam tersini savunalım anlayışı, muhalefetin güvenilirliğini ve alternatif olabilme kapasitesini zayıflatır.
İktidarı dönüştürecek ya da değiştirecek olan muhalefet dinamiğidir. Kendisi değişmeyen muhalefet, iktidarı değişime nasıl mecbur edebilir !
