HALKWEBYazarlarOLAN OLMUŞ DEMEKLE OLMAZ?

OLAN OLMUŞ DEMEKLE OLMAZ?

0:00 0:00

 

Önce bardak temizlenecek!

Mutlak Butlan, malî (ekonomik) bir mesele değil; mülkî, yani kamu düzenine ilişkin bir meseledir.

Nikâh memuru olmadan kıyılan nikâhlar, noter tasdiki bulunmayan sözleşmeler gibi örneklerle hukuk literatüründe sıkça karşımıza çıkan bu kavram, Özel-Ekrem A.Ş. marifetiyle siyaset sahnesine de taşınmıştır. Haklarını teslim etmek gerekir; bu konuda gerçekten zoru başardılar (!).

Ne var ki her şeyi para ve güç ekseninde değerlendiren yapılar, aynı zihniyetle aynı yanlışları işlemeye devam etmektedir. Bu noktadan sonra ortada bir hata değil, bilinçli bir yanlış ve hatta hukuk düzenine karşı fiilî bir başkaldırı vardır.

Bu anlayışın temel mantığı şudur:
“Olan olmuş, ne var bunda?”

Nasıl olsa gecikme zammı ödenir, tazminat yatırılır, bir şekilde mesele kapanır…
Oysa kamu düzeniyle ilgili hususlar böyle işlemez.

Bazı eksiklikler sonradan giderilebilir; ancak bazı sakatlıklar vardır ki sonradan telafi edilmesi mümkün değildir. İşte hukuk normu olarak Mutlak Butlan tam da burada devreye girer.

Basit bir örnek verelim:

Kral olan babanız vefat etmiş olsun. Siz küçük prenssiniz ve tahta ağabeyiniz geçmiştir. Aradan yıllar geçtikten sonra hukuken ve ilmî olarak ortaya çıkıyor ki o kişinin aslında kralın oğlu olmadığı, dolayısıyla sizin ağabeyiniz de bulunmadığı anlaşılıyor.

Bu durumda tahtın gerçek ve meşru varisi sizsiniz.
Peki tahta oturmuş kişi çıkıp:
“Boş ver, olan olmuş. Düzeni bozmayalım.”
dediğinde buna razı olur musunuz?

Hukuk buna göz mü yumsun?
Hak sahibi ortadayken, hakkın gasp edilmesine meşruiyet mi kazandırsın?

Bugün karşımızdaki mesele de tam olarak budur.

Delegelerin nasıl belirlendiği; noter beyanlarıyla, görsel ve yazılı medya kayıtlarıyla, çeşitli itiraflarla kamuoyunun malumu hâline gelmiştir.

Buna rağmen bazıları çıkıp:
“İş bitmiş, olan olmuş, suyu bulandırmayın” diyor.

 

Allah aşkına söyleyin:

Bunun neresi hukuk?
Bunun neresi vicdan?
Bunun neresi adalet?

Adam gibi yapılan seçime hukuk zaten müdahale etmez; etmemiştir de.
Fakat burada söz konusu olan şey, görmezden gelinebilecek bir usulsüzlük değildir.

Kursağında haram lokma bulunmayan herkes için bu mesele, boğaza takılan bir kılçık gibidir.
Mutlak Butlan kararı; sebebiyle, gerekçesiyle ve sonuçlarıyla bir bütündür.

Üstelik bu karara sebep olan şartlar hâlâ ortadan kalkmış değildir.

Hakları iade edilen yönetim daha koltuğuna oturmadan, aynı tartışmalı delegelerle yeniden yarış düzenlemeye kalkıştırılmaktadır. Kusura bakmayın ama olmaz!

Satılık delegeler temizlenmedikçe, dopingli atlar pistten çekilmedikçe bu hipodrom yarışa açılmaz.

Önce pis sular boşaltılacak.
Sonra bardak yıkanacak.
Ancak ondan sonra su içilecektir.

Bir bardak suya bir damla pislik karıştığında bazıları için sorun olmayabilir.
Bizim için oluyor.

Çünkü biz kirli bardaktan su içmeye alışmadık.
Kirletmeye de çalışmadık.

Ama kimin neyin peşinde olduğu artık gizli değildir.
Nihayetinde değişmeyen bir hakikat vardır:
“Cân çıkar, huy çıkmaz!”.

Sabredeceksiniz.
Canınız çıkana kadar sabredeceksiniz.

Belki biraz geç olacak…
Ama temiz olacak.

2 Haziran 2026
Numan CENGİZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI