HALKWEBYazarlarMelami Ahlakı Olmadan Barış Olur Mu ?

Melami Ahlakı Olmadan Barış Olur Mu ?

Melamilik önce kendini eleştirmek, eleştri yaparken kendinden başlayabilmektir. Suçu hep karşıdakine başkasına atan bir alışkanlıkla, toplumsal barışı inşa etmek mümkün değildir.

0:00 0:00

Anadolu’da iki büyük kriz döneminde toplumsal barışı tesis eden en uzun soluklu kurumsal yapı Ahiliktir.

Ahi kültürü, hem Selçuklu sonrası Fetret döneminde toplumsal ilişkileri korunaklı hale getirmiş, hem de Ankara Savaşı sonrasında yaşanan Fetret döneminde etkin bir işlev görmüştür.

Ahilerin bulundukları yerelde, ekonomik üretim ve paylaşım üzerinden toplumsal barışçı inşa eden bir ahlak öğretisi geliştirmeleri, bugün de dikkatle incelenmelidir.

Ahilerin ekonomi ile ilgili başarıları, Sanayi Devrimi ve ticaret yollarının değişmesiyle, güncelliğini kaybetmiş, rekabet edebilecek bir yenilenmeyi gerçekleştirememiştir.

Ancak bu ekonomik durum yanında, toplumsal barışa dair sergilenen tutum da dikkat çekici bir örneklik oluşturmaktadır.

Ahilerin farklı kültürleri bir arada yaşatma konusunda sergiledikleri tutum, özü itibariyle melami ahlakından beslenmektedir.

Melamilik önce kendini eleştirmek, eleştri yaparken kendinden başlayabilmektir. Suçu hep karşıdakine başkasına atan bir alışkanlıkla, toplumsal barışı inşa etmek mümkün değildir.

Devlet Bahçeli’nin açıklamaları ve ardından Öcalan’ın mesajlarıyla devam eden çalışmalarda, en önemli sorun alanlarından birisi, kendini eleştirme cesaretinin siyasetçiler tarafından ortaya konulamamasıdır.

Bahçeli’nin aldığı riski, milliyetçi camiadan gelecek tepkilere rağmen sergilediği ısrarı, kısmen de olsa Öcalan benzer biçimde yapmaya çalışırken, DEM siyasetinin aktörleri, bu konuda cesur bir irade ortaya koymaktan kaçınmaktadır.

Fanatik çevrelerin tepkisinden çekinerek, ya da oy kaybetme endişesiyle hareket ederek, bu süreç ilerletilemez.

Benzer bir psikolojiyi AK Parti temsil makamlarında da görüyoruz. Oysa bu süreç, parti hesapları ile ülkenin ihtiyacı olan temel devlet politikaları arasında ayrım yapma becerisini zorunlu kılmaktadır.

Özeleştiri yapmayan, melamice davranmayan, önce kendini kıramayan bir davranış modundan, barış psikolojisi çıkarmak kolay olmayacaktır.

Konuyu ısrarla statü tartışmasında tutmanın kısır döngüsü aşılsın isteniyorsa, bunun yolu toplumsal kaygıları giderecek özeleştiri cesaretinde aranmalıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI