HALKWEBYazarlarMilli Mücadele’nin Ak Kalpaklı Ruhbanı: Papa Eftim

Milli Mücadele’nin Ak Kalpaklı Ruhbanı: Papa Eftim

Papa Eftim, Milli Mücadele yıllarında Anadolu’daki Ortodoksları Yunan siyasetine bağlama girişimlerine karşı çıkarak Türk kimliğini savunan sıra dışı bir din adamıydı.

0:00 0:00

“Papa Eftim, Milli Mücadele’de bir ordu kadar hizmet etmiştir.”
— Mustafa Kemal Atatürk–

Ruhban cübbesiyle kürsüde, başında Ankara’nın ak kalpağı… Papa Eftim, Milli Mücadele yıllarında Anadolu’daki Ortodoksları Yunan siyasetine bağlama girişimlerine karşı çıkarak Türk kimliğini savunan sıra dışı bir din adamıydı.

9) Papa Eftim'in milli mücadelede yaptığı hizmetlere geçmeden önce ona ait bir kaç fotoğraf paylaşalım. Papa Eftim TBMM önünde milli mücadelenin kazanılacağı konusunda halkın cesaretini arttırmaya yönelik bir konuşma yapıyor. Bu konuşmayı

Papa Eftim, Milli Mücadele yıllarında Anadolu’daki Ortodoksların Türk kimliği etrafında örgütlenmesi için mücadele etti.

“Ben Bir Türk Dostu Değil, Türkoğlu Türk’üm”

Tarih bazen kimlikleri dinle, milletleri mezheple ayırır. Ancak Anadolu’nun en karanlık günlerinde bu ezberi bozan bir ses yükselmiştir. Gövdesinde siyah ruhban cübbesi, başında ise Ankara’nın simgesi olan ak kalpağı taşıyan bu isim Papa Eftim’di.

14 Mart, Papa Eftim’in aramızdan ayrılışının 57. yılı. Bu yazı, Milli Mücadele’nin bu sıra dışı ve çoğu zaman yeterince hatırlanmayan kahramanını yeniden hatırlatmak amacıyla kaleme alındı.

Milli Mücadele yıllarında işgal güçleri ve Fener Rum Patrikhanesi, Anadolu’daki Ortodoks tebaayı birer “Yunan neferi” gibi göstermeye çalışırken Karamanlı bir Türk olan Zeki Erenerol — yani Papa Eftim — bu kirli planın karşısına dimdik dikildi.

Onun 1922 yılında Kayseri Meydanı’nda, bizzat Mustafa Kemal Paşa’nın da katıldığı mitingde haykırdığı sözler yalnızca bir siyasi tavır değil, aynı zamanda tarihî bir meydan okumaydı:

“Ben bir Türk dostu değil, Türkoğlu Türk’üm. Bir yabancı Türk dostu olabilir; fakat benim gibi halis bir Türk’ün, ana dilinden başka bir dil bilmeyen bir Türk’ün Türk dostu olarak ilan edilmesi her şeyden evvel beni incitir.”

Bu haykırış, işgalcilerin Anadolu’yu din üzerinden parçalama stratejisini psikolojik olarak çökerten güçlü bir cevap oldu. Dualarını öz dili Türkçeyle semaya yükselten bu din adamı, Anadolu’nun ruhunu temsil ediyordu.

Ankara’nın Yanında Bir Manevi Kale

C:\Users\TBMM\Desktop\27.dönem\Pictures\473250683_122177992160055882_398971887602035644_n (2).jpg

Papa Eftim’in vatanseverliği yalnızca sözlerden ibaret değildi; o, hayatını bu mücadeleye adadı.

Mustafa Kemal Paşa’nın Nutuk’ta “fesat ve hıyanet ocağı” olarak nitelendirdiği Fener Rum Patrikhanesi’nin siyasi faaliyetlerine karşı Anadolu’daki Türk Ortodokslarını örgütledi ve Türk Ortodoks Patrikhanesi’ni kurdu.

23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında dua eden heyetin içinde yer alması ve 1922’de Meclis bahçesinde halkı direnişe çağırması, onun Cumhuriyet’in kurucu ruhuna olan bağlılığının açık bir göstergesiydi.

Mustafa Kemal Paşa’nın Papa Eftim için söylediği “bir ordu kadar hizmet etmiştir” sözü, onun Milli Mücadele’deki yerini tek başına anlatmaya yeter.

Bu üstün hizmetlerinden dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisine İstiklal Madalyası verilmiş ve mübadele yıllarında ailesinin Türkiye’de kalması özel bir kararla güvence altına alınmıştır.

Yüz Yıllık Kin ve Değişmeyen Sadakat

Papa Eftim’in başlattığı bu onurlu duruş, kendisinden sonra gelen nesillere hem büyük bir gurur hem de ağır bedeller bırakmıştır.

Oğlu Selçuk Erenerol ve torunu Sevgi Erenerol, onun bıraktığı yerden mensubu olduklarını gururla ifade ettikleri Türk devletine ve ulusuna olan bağlılıklarını her şartta sürdürmüşlerdir.

Ailenin maruz kaldığı hukuksuz kumpaslar ve baskılar, aslında Papa Eftim’in emperyalizmin oyunlarına vurduğu sert darbenin yankılarıdır. Ancak ne kendisi ne de ailesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne olan bağlılıklarından bir an bile geri adım atmamıştır.

Sonuç: Bir Vatanperverin Mirası

Papa Eftim’i bugün anmak yalnızca bir tarih figürünü hatırlamak değildir. Onu anlamak; vatan sevgisinin mezheplerden, etnik ayrımlardan ve siyasi hesaplardan çok daha büyük bir değer olduğunu kavramaktır.

Çünkü bu topraklarda vatan sevgisi bazen bir askerin üniformasında, bazen bir köylünün nasırlı ellerinde, bazen de bir ruhbanın siyah cübbesinde kendini gösterir.

Milli Mücadele’nin ak kalpaklı ruhbanı Papa Eftim’i, vefatının 57. yılında saygı ile anıyorum.

Ne demiş atalarımız: “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.”

Papa Eftim ise bu sözün yalnızca söylenmiş değil, yaşanmış hâlidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI