HALKWEBYazarlarHayırlı Olsun Emekli Oldunuz, Şimdi Geçinmeyi Deneyin

Hayırlı Olsun Emekli Oldunuz, Şimdi Geçinmeyi Deneyin

Artık mesele sadece emeklinin nasıl idare ettiği değil, devletin emeklisine nasıl bir hayatı reva gördüğüdür.

0:00 0:00

Türkiye’de emeklilik bir zamanlar şöyle anlatılırdı; Yıllarca çalışırsın. Sonra sabah çayını alır camın önüne oturursun.
Gazeteyi ağır ağır okursun.
Sokağı izlersin.
Torun okuldan gelince kapıyı sen açarsın.
Akşamüstü kahvede okey taşını dizersin ya da balkonda çiçeklerle uğraşırsın.
Zaman acele etmez. Sen de etmezsin.

Emeklilik biraz yavaşlamaktır.
Biraz hatırlamaktır.
Biraz da artık yetişmem gerekmiyor diyebilmektir.

Sonra bir gün sistem sana şunu söyler; Hayırlı olsun. Emekli oldunuz. Şimdi geçinmeyi deneyin.

Günümüzde tablo daha farklı.
Yıllarca çalışırsın. Sonra ay sonunu hesaplamaya başlarsın.

Aradaki fark küçük gibi görünür. Ama değildir.

Türkiye yaşlanıyor. 65 yaş üstü nüfus artık istatistik dipnotu değil. Hayatın tam ortası. Her apartmanda, her ailede, her mahallede bir emekli var.

Ve çoğu için yaşlılık artık dinlenme dönemi değil. Direnme dönemi.

Açlık sınırı otuz bin liranın üzerinde. En düşük emekli maaşı yirmi bin lira civarında. Bu bir teori değil. Basit bir çıkarma işlemi.

Kira gider.
Fatura gider.
İlaç gider.

Geriye idare kalır.

Eskiden emekli torununa harçlık verirdi.
Şimdi torun dedesine mobil bankacılığı indiriyor, e-Devlet şifresini hatırlatıyor, hastane randevusunu alıyor.

Bir amcayı izledim. Market rafının önünde durdu. Ürünü eline aldı, fiyatına baktı, yerine koydu. Aynı ürünün daha ucuzunu aradı.
Bu bir alışveriş değildi.
Bu ay sonuna kadar dayanma stratejisiydi.

Türkiye’de yaşlılık artık yavaş yürümek değil. Dikkatli yaşamak demek.
Tatil planı değil. Fatura planı.
Hobi değil. Hesap.

En çarpıcı olan şu;
kimse bağırmıyor.

Bizim yaşlılarımız dramatik açıklamalar yapmaz. Pazardan yarım kilo alır. Çayına bir şeker eksiltir. Ama misafire tam koyar. Kendinden kısar.

Ve işin ironik tarafı şu;
En sessiz kuşak, en ağır yükü taşıyor.

Artık mesele sadece emeklinin nasıl idare ettiği değil, devletin emeklisine nasıl bir hayatı reva gördüğüdür.

Çünkü bir ülkenin vicdanı, en sessiz kuşağının hayat standardında saklıdır.

Dileğim şu;
Bu ülkede yaşlılık yeniden dinlenme anlamına gelsin.
Emeklilik geçinme mücadelesi değil, huzur dönemi olsun.

YAZARIN DİĞER YAZILARI