HALKWEBYazarlarTuristi kazıklayarak zengin olunmaz

Turisti kazıklayarak zengin olunmaz

Eğer bu düzen değişmezse, Türkiye turizmde büyüyen bir ülke değil, kendi ayağına kurşun sıkan bir ülke olarak anılacaktır.

0:00 0:00

Turizm… Bir ülkenin vitrini olması gereken, kültürünü, tarihini ve insanını dünyaya tanıtan en önemli alanlardan biri. Ama ne yazık ki Türkiye’de turizm rehberliği, olması gereken etik çizgiden hızla uzaklaşıp, giderek bir “yönlendirme ve sömürü düzenine” dönüşmüş durumda.

Rehberlik mesleği; bilgi, kültür ve dürüstlük gerektirir. Bir rehberin görevi, turistlere ülkenin tarihini anlatmak, onları doğru ve güvenilir yerlere yönlendirmek, deneyimlerini zenginleştirmektir. Ancak bugün birçok noktada bu meslek, adeta komisyonculuk sistemine teslim edilmiş durumda. Turistler birer misafir değil, adeta “harcama potansiyeli” olarak görülüyor.

Rehberlerin bazıları, lokanta, halıcı, kuyumcu ya da hediyelik eşya dükkanlarıyla anlaşmalar yaparak, götürdükleri her turist üzerinden yüzdelik pay alıyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Turist artık özgür değil. Gideceği yer, yiyeceği yemek, alacağı ürün önceden belirlenmiş. Rehberin ağzından çıkan “en iyi restoran burası” cümlesi, çoğu zaman gerçeği değil, cebe girecek komisyonu temsil ediyor.

Bu sistem sadece yabancı turistleri değil, yerli gezginleri de hedef alıyor. Anadolu’nun birçok turistik bölgesinde insanlar, farkında olmadan şişirilmiş fiyatların, kalitesiz hizmetin ve yönlendirilmiş alışverişin kurbanı oluyor. Bir çorbanın üç katı fiyatına satıldığı, sıradan bir ürünün “el yapımı, özel” diye pazarlanarak fahiş rakamlara verildiği bir düzen bu.

Daha acı olan ise şu: Bu düzen, ülkenin itibarını da kemiriyor. Türkiye’ye gelen bir turist, kazıklanmış hissederek ülkesine döndüğünde, sadece cebinden çıkan parayı değil, zihninde oluşan kötü izlenimi de götürüyor. Bu da uzun vadede turizme, esnafa ve ülke ekonomisine zarar veriyor.

Burada asıl mesele sadece birkaç fırsatçı rehber ya da işletme değil. Sorun, denetimsizlik ve bu çürümüş düzenin normalleşmesi. “Herkes yapıyor” bahanesiyle meşrulaştırılan bu sistem, dürüst çalışan rehberleri ve işletmeleri de rekabet dışı bırakıyor.

Turizm sektörü, kısa vadeli kazanç hırsına kurban edilemeyecek kadar değerlidir. Rehberlik mesleği, komisyon defteriyle değil, bilgi ve etikle yapılmalıdır. Aksi halde bugün kazanılan her haksız para, yarın kaybedilecek binlerce turist demektir.

Şu gerçek artık açıkça söylenmeli: Turisti kazıklayarak zengin olunmaz, ancak ülkenin itibarı fakirleştirilir.

Eğer bu düzen değişmezse, Türkiye turizmde büyüyen bir ülke değil, kendi ayağına kurşun sıkan bir ülke olarak anılacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI