HALKWEBAuthorsTürk Siyasetinde Açmazlar

Türk Siyasetinde Açmazlar

“Ah, şu politikacılar olmasa!” diyerek başlayan hiçbir söylemde samimiyet yok, buna inanmam ve inanan da saftır bana göre!

0:00 0:00

Dile sermaye olmuş durumda yıllardır “Ülke meselelerinde birlik olunmalı, iktidar ve muhalefet dışarıya karşı birlik görüntüsü vermeli!” şeklinde defalarca işittim bu cümleyi ama ne yazık ki öğrencilik yıllarımdan biri bu minvâlde bir arzu ettiğim düzeyde duyarlılık göremedim ne iktidar kanadında ne muhalefette!

Çünkü niyetler bozuk, muhalefet destek verse iktidar prim yapıyor ve seçimde bunu koz olarak kullanıyor ve kimse de “Muhalefet de destek oldu buna, Allah razı olsun!” demiyor.

İktidar kanadı da bu konuda “yiğidi öldüreyim ama hakkını vereyim!” demiyor ve haliyle de bu muamma yıllardır sürüp gidiyor!

Bu konuda yapıcı olan lider olarak muhalefet kanadında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu en önde gelir bana göre. Geçmişte merhum Ecevit de böyleydi ama Bay Kemal’de bu özellik daha belirgin. Merhum Erbakan da yer yer aynı minvalde hareket ederdi ama merhum Demirel’de bu yoktu ve tam bir muhalefet idi!

Örneğin EYT başta olmak üzere elde edilen birçok haklar, muhalefet olmasına rağmen Sayın Kılıçdaroğlu’nun sayesinde oldu. Belki birçoğu anlamadı ama neticede fayda sağlayan bir uygulamaya imza atmış oldu ve tarih hakkını teslim edecek en sonunda.

Her şey mutlak anlamda bir titre sahip olmakla alakalı değil, halka hizmet her zaman ve her şekilde mümkün! Yeter ki niyetler halis olsun, gönüller temiz olsun…

Muhalefet partileri iktidarın uygulamasını desteklediği an ilk karşılaştıkları tepki “Böyle muhalefet olmaz!” yaklaşımı. Mesela merhum Alparslan Türkeş bunu bariz biçimde yaptı ve bedelini de baraj aşamayarak ödedi maalesef. Merhum Baykal da yaptı , o da aynı şekilde baraj aşamayarak bedel ödedi.

Kısacası bu taktik de işe yaramıyor seçmen nezdinde nedense!

İktidar muhalefetle uzlaşma cihetine gitse hemen bu durum, muhalefet kanadında bir artı olarak yorumlanıp kamuoyunu etkilemeye yönelik girişimler çoğalıyor ve bu sefer de iktidar kanadı bu tarzdan soğuyor. Özetle, halk buna da fırsat vermiyor!

Sanki kaos olması, sürekli kargaşa gerilim aksiyon patırtı kütürtü olması halkın hoşuna gidiyor gibi!

Her zaman söylediğimiz bir husus var ve yinelemek isterim, bu topraklarda siyasetçiler uzaydan gelmedi ve hemen hepsi bu toprağın içinde büyümüş kişiler ve halktan kopuk değiller bu bağlamda.

Yani her ne yaşanıyorsa ya da yaşatılıyorsa yine sebebi halkın bizatihi kendisi.

“Ah, şu politikacılar olmasa!” diyerek başlayan hiçbir söylemde samimiyet yok, buna inanmam ve inanan da saftır bana göre! Bizim toprağımız üretiyor bu mahsulü ve yediğimiz nesne dişimizi kırınca hemen çiftçiye suç yüklüyoruz. Bu topraklarda yetişen mahsul dişini kırar arkadaşım!

Toprak nasıl ıslah edilip tarıma elverişli hale getiriliyor ise bu konuda da halkın kendini ıslah etmesi şart. Bunu birilerine havale ederek değil bizatihi kendisi yapacak! Kimse kimsenin derdine çare olamaz bu yapıda!

“İnsan ayağından üşür!” her ne kadar balık baştan koksa da. Tepelerde dönen dönme dolaplara binmek için can atan kalabalıkların, muradına erince geldiği yeri unutması şaşılacak bir şey değil bu topraklarda…

Soğukta otobüs beklerken, içeride ilerlemeyen vatandaşlara sövenlerin, bir sonraki otobüse binince kendisi gibi dışarda bekleyenleri umursamazligına o kadar çok şahit oldum ben. Biz buyuz ve bunu hak ediyoruz! Çünkü kendini degistiremeyenler çevresini değiştirecek eylem ve kararlılığı gösteremez yarenler! Armut dibine düşüyor ama elma düşmüyor!

Demek ki elma olursan sorun yok ama elma her yerde yetişir! Onun yetiştiği bazı yerlerde de armut yetişmez! Mevzu toprak yani iklim yani bölge yani biz!

Yılan kışın uyur ama kışı olmayan memleketlerde uyumaz, sıcağı sever çünkü! Anakonda hiçbir zaman uyumaz! Doğası gereği aktif olur her dem. Aynı yılanı getir buraya kışın uyumaya başlar, toprak ve iklim meselesi yani!

İnsanlar da böyledir arkadaşım! Şartların mahsulüdür ama hayvanlardan farkı şudur; şartları değiştirme kapasitesine sahiptir ve şartlarını kendi yaratabilir!

Zor da olsa!
Zoru başarmak zaten marifettir!
Gerisi lâf-ı güzâf…

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR