HALKWEBTagesordnungMHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ: YAŞANANLAR CHP'YE YAKIŞMIYOR

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ: YAŞANANLAR CHP’YE YAKIŞMIYOR

Son günlerde yaşanan gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine ve tarihine yakışmayan bir seviyededir. Bizim beklentimiz ve umudumuz, hukuki mücadele yerine fiziki mücadeleye yönelerek toplumsal huzuru baltalayacak tehlikeli söylem ve eylemlerden kesinlikle kaçınılmasıdır.

​Partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “mutlak butlan” kararı sonrası CHP’de meydana gelen sıcak gelişmelere ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. “Yaşananlar CHP’ye yakışmıyor” diyen Bahçeli, Yargıtay’ın bir an önce nihai kararını vermesi gerektiğini vurguladı. MHP lideri Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan başlıklar ve önemli mesajlar şöyle:

​Son grup toplantımızdan bu yana milletçe hem anlamlı hem de son derece önemli günleri geride bıraktık. Kardeşlik bağlarımızın daha da kuvvetlendiği mübarek Kurban Bayramı’na bir kez daha kavuşmanın huzurunu ve şükrünü hep birlikte yaşadık. Bu süreçte ülkücü şehitlerimizi rahmetle, minnetle andık; İstanbul’un Fethi’nin 573. yıldönümünü coşkuyla kutladık. Bir kez daha tüm milletimize nice sağlıklı, mutlu bayramlar diliyor, geçmişlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum.

​”YAŞANANLAR CHP’YE YAKIŞMIYOR”

​Sayın milletvekilleri, tam da bu zaman diliminde ülkemiz, siyasi tansiyonun yeniden nüksettiği kritik bir süreçten geçmektedir. Ne yazık ki bu manevi iklim, Cumhuriyet Halk Partisi açısından bir kucaklaşma vesilesi olmak yerine, kutuplaşmanın daha da derinleştiği bir döneme dönüşmüştür. Son günlerde yaşanan gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine ve tarihine yakışmayan bir seviyededir. Bizim beklentimiz ve umudumuz, hukuki mücadele yerine fiziki mücadeleye yönelerek toplumsal huzuru baltalayacak tehlikeli söylem ve eylemlerden kesinlikle kaçınılmasıdır.

​”YARGITAY BİR AN ÖNCE KARARINI VERMELİ”

​Türkiye’yi karıştırmaya, huzurunu bozmaya kimse cüret etmemelidir. Yargıtay, CHP ile ilgili kararını hiçbir gecikmeye mahal vermeden bir an önce ilan etmelidir. Türk siyasetinin ve demokrasisinin daha fazla hırpalanmasına, yıpratılmasına asla izin verilmemelidir. Daha önce de Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden oynanmak istenen oyunların barındırdığı büyük tehlikelere dikkat çekmiştim. Geldiğimiz noktada, adeta bölünmüş bir Cumhuriyet Halk Partisi algısı oluşturulmaya, hatta bu durum toplum nezdinde meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Unutulmamalıdır ki, yaşanan kritik bölgesel gelişmeler ve önümüzdeki Terörsüz Türkiye sürecinde, ortak akla ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyulacaktır.

​”COĞRAFYAMIZ İSRAİL TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA”

​Değerli misafirler, daha önce de defalarca dile getirdiğimiz üzere küresel sistem; hukukun, kuralların ve normların tamamen aşıldığı bir kırılma yaşamaktadır. Uluslararası örgütler ve ittifak blokları hiç olmadığı kadar öngörülemez, hiç olmadığı kadar alerjik ve istikrarsız bir iklime doğru savrulmaktadır. Bu öngörülemez gidişatın bizim coğrafyamızdaki somut yansıması ise Siyonist yayılmacılığın tehlikeli heba ve hevesleridir. Coğrafyamız bugün, ifrit ve marjinal ideolojik sapkınlıklarla yürütülen, bölgeyi parçalara ayırarak Siyonist planları hayata geçirmeyi hedefleyen İsrail tehdidiyle karşı karşıyadır.
​Türkiye, köklü devlet geleneğiyle tarihin kadim ve uyanık gözüdür. Ne yazık ki bugüne kadar İslam ülkeleri arasında kuvvetli ve caydırıcı bir birlik temin edilememiştir. Bu yalın ve acı gerçeği görmek için daha ne kadar bedel ödenecek, daha ne kadar acı çekilecektir? İslam dünyasının yeniden ayağa kalkabilmesi için daha önce sunduğumuz Kudüs Paktı teklifimiz ciddiyetle ele alınmalıdır. İslam dünyası artık silkinip ayağa kalkmalı, İsrail’e haddini bildirmelidir. Filistin derhal ve tamamen özgürleşmelidir.
​Birleşmiş Milletler (BM) adeta can çekişmekte, Avrupa Birliği (AB) ve NATO gibi köklü kurumlar her geçen gün kan kaybetmektedir. Dünyada yeni bir güç dengesi arayışı resmen başlamışken, İslam coğrafyasının bu süreçten bir ve bütün olarak çıkması elzemdir. Türkiye, tarihsel sorumluluğuyla buna tamamen hazırdır.

​Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ise dış politikada fena halde bocalamakta, Trump’ın son konuşmalarından bu savaşı kesin bir şekilde kaybettiği açıkça anlaşılmaktadır. Zira boş tehditler savururken, aslında kendi zaaflarını ve çaresizliğini ortaya koymaktadır. Ne tuhaftır ve ne acıdır ki, siyasi hedefleri doğrudan Netanyahu’nun belirlediği bir savaşı, ABD askerlerinin sürdürmesi ve bundan bir zafer beklenmesi akla da mantığa da tamamen aykırıdır. Nitekim ABD unsurlarının üst düzey komutanları da bu gidişata yüksek sesle karşı çıkmaktadır. Ancak Trump, kendisine itiraz eden her komutanı anında görevden almaktadır. Bu durum nedeniyle ABD askerleri savaş motivasyonunu tamamen yitirmiştir. ABD’nin küresel inandırıcılığı, müttefiklerinin ona olan saygısı ve bağlılığı da her geçen gün zayıflamaktadır. İsrail ise kağıt üzerindeki ateşkese rağmen bir yandan Lübnan’a saldırmakta, diğer yandan Batı Şeria’da terör estirmektedir. Adına ‘yerleşimci’ denilen işgalci çetelere, sivil Filistinlileri evlerinden ve yurtlarından zorla atmaları yönünde talimat verilmiştir.

​”TÜRKİYE OLMADAN HUZUR OLMAZ”

​Eğer Doğu Akdeniz’de kalıcı bir huzur ve istikrar aranıyorsa, bu hedefin Türkiye olmadan gerçekleşmesi asla mümkün değildir.
​Bu kanlı savaş daha fazla devam etmemelidir. Trump mademki ‘İran’da vurmadık bir şey bırakmadık’ diyor, o halde samimiyse bu savaşı derhal bitirsin. Bölge halkı artık rahat bir nefes alsın, insanlık daha fazla endişe ve korku içinde yaşamasın.
​İnsanlığın huzuru, barışı ve esenliği adına atılacak her olumlu adıma Türkiye şüphesiz sonuna kadar destek verecektir. ABD yönetimi derhal bu savaşı durdurmalı, bölgedeki askeri varlığını sonlandırarak topyekûn çekilmelidir.

​(Belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonları)
​Son dönemde belediyelerde yürütülen yolsuzluk operasyonlarına da değinen Bahçeli, yolsuzlukla, şaibeyle anılanların yaptıkları eylemlerin kesinlikle korunmaması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatan MHP lideri, “CHP her şeyden önce kendi iç arınmasını yapmalı; şaibelerden arınmalı ve durulmalıdır” diyerek sözlerini noktaladı.

 

NEWS-REDAKTION DILEK BOZKURT

DAS KÖNNTE SIE INTERESSIEREN