Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, 2024 yerel seçimlerinden yeniden aday olmak için CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e 6 milyon euro para verdiği yönündeki iddiayı sert bir dille yalanladı. Savaş, “Bu yazıyı kaleme alan müfteriye sesleniyorum; eğer bu iddianı kanıtlayamazsan en büyük şerefsiz en büyük namussuz sensin.” dedi.
Lütfü Savaş klagt gegen die Forderung des Schriftstellers von Sabah
Sabah yazarının bu iddiasına önce Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen’den yanıt geldi. İddianın doğru olmadığını dile getiren Üregen, Ramoğlu ve Sabah gazetesi hakkında dava açacaklarını açıkladı.
“Kanıtlamazsan en büyük namussuz sesnsin”
Avukatının açıklamasının ardından bir açıklama da Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’tan geldi. “Müfteri Ersin Ramoğlu imzasıyla Sabah Gazetesi’nde yayımlanan yazıda şahsım hakkında ileri sürülen iddialar; gerçekle hiçbir ilgisi bulunmayan, tamamen uydurma ve itibar suikastı niteliğinde bir karalama girişimidir.” diyen Lütfü Savaş, Sabah yazaarı Ramoğlu’nu iddiasını kanıtlamaya davet etti.
KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURU
Müfteri Ersin Ramoğlu imzasıyla Sabah Gazetesi’nde yayımlanan yazıda şahsım hakkında ileri sürülen iddialar; gerçekle hiçbir ilgisi bulunmayan, tamamen uydurma ve itibar suikastı niteliğinde bir karalama girişimidir.
“Para alındığı”, “6 milyon euro”…
— Lütfü Savaş 🇹🇷 (@DocDrLutfuSavas) March 28, 2026
Yasal süreç başlatılacağının altını çizen Lütfü Savaş’ın açıklaması şöyle:
“Müfteri Ersin Ramoğlu imzasıyla Sabah Gazetesi’nde yayımlanan yazıda şahsım hakkında ileri sürülen iddialar; gerçekle hiçbir ilgisi bulunmayan, tamamen uydurma ve itibar suikastı niteliğinde bir karalama girişimidir.
“Para alındığı”, “6 milyon euro” gibi ifadeler; herhangi bir somut veri, belge ya da delile dayanmayan, masa başında üretilmiş senaryolardan ibarettir. Bu tür iddialar gazetecilik faaliyeti değil, bilinçli bir algı operasyonudur.
Açık konuşuyorum:
Ortaya atılan bu iddiaların tamamı yalandır.
Hukukun en temel prensibi; İddia eden, iddiasını ispatla yükümlüdür.
Hiçbir belge ortaya koymadan, hiçbir somut veri sunmadan yapılan bu yayınlar; gazetecilik değil, doğrudan doğruya kişilik haklarına saldırıdır.
Hiç kimse; doğruluğu ispatlanmamış, dayanaksız ve mesnetsiz iddialarla bir başkasının şerefine ve haysiyetine dil uzatma hakkına sahip değildir.
Bu yazıyı kaleme alan müfteriye sesleniyorum; eğer bu iddianı kanıtlayamazsan en büyük şerefsiz en büyük namussuz sensin.
Basın özgürlüğü; yalan üretme, iftira atma ve insanları hedef gösterme özgürlüğü değildir. Bu noktadan sonra yapılması gereken de nettir:
Bu iddiaları ortaya atanlar, söylediklerinin arkasında durup somut delilleriyle kamuoyunun karşısına çıkacak ya da bu iftiraların hukuki sonuçlarına katlanacaktır.
Kimse, yalanı tekrar ederek gerçeğe dönüştürebileceğini zannetmemelidir.
Kimse, kamuoyunu manipüle ederek insanların itibarını hedef almanın bedelsiz kalacağını düşünmemelidir. Bu yayınlarla ilgili olarak; yasal süreçler derhal başlatılacaktır.
Kamuoyuna çağrım şudur:
Gerçek dışı, dayanaksız ve maksatlı olarak servis edilen bu tür içeriklere itibar etmeyiniz.”

