HALKWEBAutorenFenerbahçe'nin Aradığı Futbolcu Değil, Kaybettiği Ruhtur; Ruh Geri Dönerse Şampiyonluk Zaten Gelir

Fenerbahçe’nin Aradığı Futbolcu Değil, Kaybettiği Ruhtur; Ruh Geri Dönerse Şampiyonluk Zaten Gelir

0:00 0:00

Fenerbahçe yalnızca bir spor kulübü değildir. O, milyonlarca insanın ortak sevdası, çocukluk hatıraları ve nesilden nesile aktarılan büyük bir aidiyet duygusudur. Bu nedenle Fenerbahçe’de başkanlık makamı da sıradan bir yöneticilik görevi olarak görülemez. Başkan; sadece kulübü yöneten kişi değil, camiaya yön veren, taraftara umut aşılayan ve Fenerbahçe ruhunu temsil eden liderdir.

Bugün Fenerbahçe’nin yaşadığı sorun yalnızca yıllardır süren şampiyonluk hasreti değildir. Asıl kayıp, zaman içinde yavaş yavaş uzaklaşılan Fenerbahçe ruhudur. Çünkü Fenerbahçe’yi büyük yapan yalnızca kazandığı kupalar değil, hiçbir şartta teslim olmayan karakteridir. Rakibinden çekinmeyen, baskılara boyun eğmeyen, son düdüğe kadar mücadele eden o ruh, yıllar boyunca kulübün en büyük gücü olmuştur.

Son yıllarda yapılan transferler, harcanan milyonlar ve değişen teknik direktörler beklenen başarıyı getirmedi. Çünkü başarı yalnızca yıldız futbolcularla gelmez. Başarıyı getiren şey önce inançtır, karakterdir ve kulübün kimliğidir. Fenerbahçe taraftarının bugün özlemini duyduğu şey de tam olarak budur: Kaybetmeye alışmayan, mücadeleden vazgeçmeyen, sahaya çıktığında rakibine Fenerbahçe ağırlığını hissettiren bir takım ve yönetim anlayışı.

İşte Aziz Yıldırım ismi bu noktada yeniden önem kazanmaktadır. Çünkü Aziz Yıldırım denildiğinde birçok Fenerbahçelinin aklına yalnızca şampiyonluklar değil; mücadele, kararlılık ve dik duruş gelir. Kulübünü her şart altında savunan, camiaya özgüven veren ve Fenerbahçe’nin hakkını sonuna kadar arayan bir liderlik anlayışı geldiğini biliyoruz.

Elbette günümüz futbolu geçmişten farklıdır. Modern futbol; kurumsal yönetim anlayışını, mali disiplini, altyapı yatırımlarını ve profesyonel planlamayı zorunlu kılmaktadır. Aziz Yıldırım’ın başarısı da ancak bu gerçekleri doğru okuyup uygulamasıyla mümkün olacaktır. Ancak tüm bunların yanında Fenerbahçe’nin yıllardır eksikliğini hissettiği bir unsur vardır ki o da ruhtur.

Fenerbahçe’nin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce kaybettiği özgüveni geri kazanması gerekir. Çünkü şampiyonluk önce zihinde başlar. Başkan inanacak, yönetim inanacak, futbolcu inanacak ve taraftar yeniden inanacaktır. O inanç oluştuğunda Fenerbahçe’nin enerjisi de değişecektir.

Bu noktada camianın önemli isimlerinden Selim Kosif gibi Fenerbahçe değerlerini temsil eden kişilerin birlik ve beraberliğe katkı sunması da büyük önem taşımaktadır. Çünkü Fenerbahçe’nin gücü yalnızca sahadaki kadrosundan değil, camiasının büyüklüğünden gelir.

Bugün Fenerbahçe taraftarı yeni transferlerden önce eski ruhunu görmek istiyor. Tribünler yeniden mücadele eden bir takım görmek istiyor. Rakibine boyun eğmeyen, başarısızlığı normalleştirmeyen ve kazanmayı alışkanlık haline getiren bir anlayış özleniyor.

Fenerbahçe’nin önündeki en önemli sınavlardan biri de transfer politikasıdır. Eğer transferler sadece “oyuncu almış olmak için” yapılırsa, geçmiş yıllardaki hataların tekrar edilmesinden başka bir sonuç doğmaz. Fenerbahçe’nin ihtiyacı yalnızca yetenekli futbolcular değil, formasının ağırlığını taşıyabilecek karakterli oyunculardır.

Çünkü bu kulüp sıradan bir kulüp değildir. Kadıköy’e çıkan her futbolcu, milyonlarca taraftarın beklentisini ve Fenerbahçe tarihinin sorumluluğunu omuzlarında hissetmelidir. Sarı-lacivertli formayı giyen herkes 90 dakika mücadele etmeli, 90 dakika koşmalı ve son düdüğe kadar savaşmalıdır. Ruhla ve inançla 15 yıl Fenerbahçe’de top koşturan Müjdat Yetkiner gibi, Rıdvan Dilmen gibi 11 kişi olmalıdır.

Maaşımı alayım, sezon bitsin” anlayışıyla sahaya çıkan futbolcuların Fenerbahçe’ye verebileceği hiçbir şey yoktur. Önce oyunculara Fenerbahçe ruhu, Kadıköy ruhu ve kazanma kültürü yüklenmelidir. Bu ruhu taşımayan isimler ne kadar yetenekli olursa olsun Fenerbahçe’ye gerçek anlamda katkı sağlayamaz.

Ben Aziz Yıldırım’ın da bu gerçeğin farkında olduğunu düşünüyorum. Tecrübesiyle yalnızca iyi futbolcuları değil, Fenerbahçe karakterine uygun isimleri tercih ederek bu konuda gerekli hassasiyeti göstereceği kanaatindeyim.

Çünkü kazanılacak şey yalnızca bir şampiyonluk değildir. Kazanılacak şey, milyonlarca Fenerbahçelinin yeniden kendine güvenmesi, yeniden inanması ve yeniden “Biz Fenerbahçe’yiz” diyebilmesidir.

Belki de Fenerbahçe’nin yıllardır en büyük eksiği tam olarak buydu. Şampiyonluktan önce ruhunu kaybetmişti. Şimdi ise camianın beklentisi, Aziz Yıldırım’ın tecrübesiyle birlikte o ruhun yeniden geri dönmesidir.

Eğer Aziz Yıldırım geçmişin mücadele kültürünü modern futbolun gerekleriyle birleştirebilir, camiayı ortak hedef etrafında buluşturabilir ve Fenerbahçe ruhunu yeniden ayağa kaldırabilirse, o zaman kazanılacak şey sadece bir şampiyonluk olmayacaktır.

Kazanılacak şey; yeniden ayağa kalkmış bir Fenerbahçe, yeniden kenetlenmiş bir camia ve yeniden inanan milyonlar olacaktır.

Çünkü Fenerbahçe’nin bugün en çok ihtiyacı olan şey yalnızca bir başkan değil, kaybettiği ruhu geri getirecek güçlü bir liderlik iradesidir.

Bu haliyle metin köşe yazısı formatına daha uygun, tekrarlar azaltılmış ve vurucu final bölümü güçlendirilmiştir.

ANDERE SCHRIFTEN DES AUTORS