
Yıllardır bir şehir efsanesi gibi dillerde pelesenk oldu: “Ermenistan kapısı bir açılsa, Kars ihya olur!” Biliyorum, bu yazdıklarıma mutlak karşı çıkanlar, “Her şeyimiz hazır” diyenler olacaktır. Ancak gerçekler, jeopolitik heyecanlardan daha soğuktur. Karslı hemşehrilerim ne demek istediğimi iyi anlayacaklardır: Hazırlıksız açılacak bir kapı, Kars için bir kalkınma değil, olsa olsa başkalarının ticaretine hamallık olur. Siyaseten kapıların açılması bir barış projesi olabilir; ancak ekonomi duygusallık tanımaz.
3 Milyon mu, 86 Milyon mu? Karşı Motivasyonun Gücü
Biz Kars’tan bakınca kapının ardında 3 milyonluk, alım gücü kısıtlı bir pazar görüyoruz. Oysa madalyonun diğer yüzü çok daha keskin: Ermenistan tarafından bakıldığında, kapının ardında 86 milyonluk devasa bir nüfus, muazzam bir üretim gücü ve dinamik bir pazar var. Onlar için bu kapı, dünyaya açılan bir hayat damarı demektir. Bu yüzden onların motivasyonu, hazırlığı ve stratejik iştahı bizim yerel ataletimizden kat kat fazladır. Biz “açılsa da baksak” derken, onlar bu dev pazara nasıl sızacaklarının planlarını çoktan yapmış olabilirler.
Ani Ören Yeri: Fırsat mı, Seyir Terası mı?
Kars’ın dünya çapındaki markası Ani Ören Yeri, bu kapı denkleminde en hassas noktamızdır. Biz Ani’yi sadece bir “kalıntı” olarak izlerken, sınırın öte yakası bu kültürel mirası paraya çevirecek stratejilere bizden daha fazla kafa yoruyor. Ermenistan’ın butik hizmet kültürü bizim yetersiz altyapımızı gölgede bırakırsa; turist Kars’ta konaklamak yerine sınırın ötesindeki “hikâyeyi” satın almaya gidecektir. Ani, Kars ekonomisinin kalbi mi olacak, yoksa sadece sınırın ötesinden izlenen bir seyir terası mı?

Yüz Yıllık Hasret ve Muhacirlerin Dönüşü
Karslıların çok önemli bir kısmı, ataları 100 yıl önce bugünkü Ermenistan coğrafyasından göç etmiş muhacir ailelerin çocuklarıdır. Bu kapı açıldığında, “ata toprağını görme” güdüsüyle Kars’tan oraya akacak yerli turist kitlesi, oradan buraya gelecek olandan çok daha fazla olacaktır. Eğer biz kendi insanımızı Kars’ta tutacak cazibe merkezleri yaratamazsak, Karslı esnafın parası hafta sonu tatiliyle sınırın öte yakasına akar. Turizm, Kars’a kazandırmak yerine cebimizdeki parayı taşıyan bir “ekonomik tahliye” aracına dönüşebilir.
Ucuz İş Gücü ve İstihdam Tehdidi
Bir diğer tehlike ise sınır ötesinden gelebilecek düşük ücretli iş gücü. Motivasyonu yüksek komşumuzun ucuz iş gücü; Karslı gencin inşaattaki, tarladaki, hizmet sektöründeki ekmeğine ortak olabilir. Bu durum, zaten göç veren şehrimizde işsizliği ve sosyal huzursuzluğu tetikleyebilir. Devletin bu konuda Karslı işçiyi koruyacak “Özel Bölge Teşvikleri”ni kapı açılmadan hayata geçirmesi şarttır.
Çözüm: “Made in Kars” Mührü ve Hizmet Üssü
Tırların sadece park ettiği bir “otopark” Kars’ı kalkındırmaz. Bize “Lojistik Fabrikalar” lazım. Ürün Kars’ta depolanmalı, ambalajlanmalı ve üzerine Kars mührü vurulmalıdır. Ayrıca Kars’ı bir “Bölge Sağlık ve Teknik Servis Üssü” haline getirmeliyiz. Ermenistanlı bir hasta veya nitelikli teknik hizmet arayan bir esnaf, komşu ülkelere gitmek yerine “çözümü” Kars’ta bulmalıdır. Katma değer sadece tır taşımak değil, o tırın içindeki ürüne ve hizmete Kars’ın imzasını atmaktır.

Sonuç: Kaz mı Yiyeceğiz, “Yem” mi Olacağız?
Karslılar memleket severdir ama bu sevgi artık sadece “kaz gecelerinde âşık dinleyip but yemekten” ileri gitmelidir. İstanbul’da, İzmir’de dev fabrikalar kuran Karslı iş adamları; memleketinize olan borcunuzu artık sadece okul yaptırarak değil, burada “Sınır Ötesi Hizmet Fabrikaları” kurarak ödeme vaktidir.
Eğer bu stratejik adımları kapı açılmadan atamazsak; Kars sadece üzerinden tırların geçtiği yorgun bir durak olarak kalacaktır. Aksi halde, kendi potansiyelini markalaştıramayan Kars’ın sofrasında, “Kars Kazı yerine Ermeni Kazı yemek” acı bir son hazırlık olacaktır. Yarın sabah o kapı açıldığında; Kars’ın elinde “satmaya hazır” kaç markası olacak? Yoksa biz yine paslı rayların başında, giden fırsatların ardından âşık mahlaslarıyla türkü mü yakacağız?
Yazarın Notu: Bu yazı, kapıların açılmasına karşı bir duruş değil; kapı açıldığında Karslı hemşehrilerimin bu kapının altında kalmaması için yazılmış bir stratejik uyarıdır.
