“Seçilmiş başkan”, “atanmış başkan” söylemleri üzerinden partiyi yıpratmaya çalışanların yeni bir yol haritası oluşturma gayretleri artık şaşırtıcı değildir. Bizim açımızdan bu hamlelerin samimiyet taşımadığı açıktır.
Şayet gerçekten partiden memnun değillerse, neden hâlâ parti içinde kalmaya çalışıyorlar?
Daha da düşündürücü olan ise, Parti Meclisi’ndeki bazı isimlerin bu çevrelerin topluca ayrılacağı endişesiyle kamuoyu önünde tedirginlik sergilemeleridir.
Eğer gerçekten bu kadar güçlülerse buyursunlar, kendi yollarına çıksınlar.
Her kispet giyen başpehlivan olmaz.
Görelim endamlarını…
Peki korku nedir? Çekinilen şey ne?
Hakikaten büyük bir muamma…
Perdenin ardını göremeyenler, perde önündeki neon ışıklarını dolunay sanmasın.
Herkes ayağını denk almalı ve sağlam durmalıdır.
Atalarımızın dediği gibi; “Korkak bezirgân malını satamaz”.
✓ PLAN BELLİDİR
Kanaatimce Sayın Özgür Özel’in kuracağı parti, göstermelik bir siyasi hamleden öteye geçmeyecektir.
Asıl hedef; CHP’yi tamamen terk etmek değil, parti içinde kalıp yeniden güç ve pozisyon kazanmaktır.
Bunun emareleri bugünden görülmeye başlanmıştır.
Yarın uygun zaman ve şartlar oluştuğunda aynı kadroların yeniden Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alacaklarını, ardından da Özgür Özel’i “partiyi kurtaran isim” olarak yeniden sahneye çıkarmaya çalışacaklarını düşünüyorum.
Plan budur.
Bu senaryoya özellikle Parti Meclisi’nin dikkat etmesi gerekir.
Eğer gerçekten yeni bir siyasi tercih yapılacaksa, bunu karşı tarafın inisiyatifine bırakmak yerine gerekli adımların zamanında atılması daha sağlıklı olacaktır.
Ancak bugün böyle bir iradenin varlığı konusunda ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.
Allah akıl, basiret ve cesaret versin.
✓ ASIL MESELE ÜYELİK SİSTEMİDİR
Bugünkü Parti Meclisi’nin oluşumunda delegelerin önemli bölümünün değişimci olduğu kamuoyunca bilinmektedir.
Bu nedenle yeni ve sağlıklı üye kayıt sistemi artık bir zorunluluktur.
Ancak mevcut uygulamada partiye üyelik başvurusu yapan vatandaşın üyeliğinin e-Devlet sistemine işlenmesi yaklaşık üç ayı bulmaktadır.
Bu süre boyunca birçok kişi kendisini üye zannetmekte, oysa resmî üyeliği henüz tamamlanmamış olmaktadır.
Bu kabul edilebilir bir durum değildir.
✓ YENİLENMEDEN ARINMA OLMAZ
Gerçek anlamda arınma kendiliğinden gerçekleşmez.
Eski ve sorunlu yapılar korunarak yeni bir başlangıç yapılamaz.
Çürük elmalar sepette kaldığı sürece sağlam elmaları da çürütür.
Bir süre sonra sorun yalnızca çürük elmalar değil, bütün sepet olur.
Bu nedenle artık sadece “arınma” değil, “arıtma” safhasına geçilmesi gerekmektedir.
Geciken her adım, karşı tarafın lehine bir propaganda imkânına dönüşmektedir.
Atalarımız boşuna söylememiştir:
“Merhametten maraz doğar.”
İyi niyet elbette değerlidir; ancak gaflete dönüştüğü anda faydadan çok zarar üretir.
✓ SON SÖZ
“Gitme, kal” diyerek siyaset yapılmaz.
Gelenin başımızın üstünde yeri vardır.
Fakat gitmek isteyenin de iradesine sürekli engel olunmaz.
Siyaset kararlılık ister.
Belirsizlik, kararsızlık ve sürekli erteleme; kurumsal yapıları güçlendirmez, zayıflatır.
Hele ki gitme denilenler murdar, necis ve kirli ise…!
