KONUK YAZAR / HÜSNÜ ÇETİN
DEM Parti Genel Merkezi’nin, CHP’deki tartışmalarda bu denli açık biçimde Özgür Özel’den yana tavır almasını, bir DEM Partili olarak doğru bulmuyorum.
Mutlak butlan kararını elbette ilkesel ve hukuki açıdan eleştirebilirsiniz. Ancak “Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını tanımıyoruz” demek artık bir hukuk eleştirisi değil, doğrudan siyasi tarafgirlik ve ithamdır. Bu, CHP’nin iç tartışmasına açıkça taraf olmak, hatta partinin iç işlerine müdahale görüntüsü vermektedir.
Eğer gerçekten ilkesel bir duruş sergiliyorsanız, o zaman mutlak butlan kararına gerekçe olarak gösterilen iddialar hakkında da aynı tutarlılığı göstermelisiniz. Kararın dayanağı olduğu öne sürülen delege iradesine müdahale, delege satın alma ve rüşvet iddiaları konusunda neden tek kelime etmiyorsunuz? Neden bu iddiaların muhatabı olduğu ileri sürülen isimlere yönelik de aynı eleştirel tavrı göstermiyorsunuz?
İlkesellik, hoşumuza giden kısmı savunup hoşumuza gitmeyeni görmezden gelmek değildir. Eğer hukuksuzluk varsa, kim yaparsa yapsın aynı mesafede durabilmektir. Aksi hâlde ortaya çıkan tablo ilkesel bir duruş değil, siyasi tarafgirlik görüntüsü verir.
DEM Parti, başka partilerin iç hesaplaşmalarının tarafı olmamalıdır. Bugün alkış uğruna söylenen sözler, yarın siyasetin önünüze koyacağı ağır bir fatura hâline gelebilir. Siyaset uzun soluklu bir mücadeledir; bugünün polemiği yarının zorunlu diyaloğuna dönüşebilir.
Peki yarın ne olacak? CHP ile ortak bir demokratik mücadelede yan yana gelmeniz gerektiğinde, Kemal Kılıçdaroğlu ile aynı masaya oturmanız gerektiğinde, bugün kurduğunuz bu sert cümleleri nasıl izah edeceksiniz? Siyasette köprüleri yıkmak kolaydır; yeniden kurmak ise çok zordur.
DEM Parti’nin görevi, bir tarafın sözcülüğünü yapmak değil; ilkelere bağlı, mesafeli ve tutarlı bir siyaset yürütmektir. İlkesel eleştiri başka, kişileri hedef alan siyasi cepheleşme başkadır.
Unutulmamalıdır ki siyaset öfkeyle değil akılla yapılır. Bugün büyük konuşanlar, yarın söylediklerinin gölgesinde kalabilir. Bu yüzden eski bir söz hâlâ geçerliliğini koruyor: Büyük lokma ye, ama büyük konuşma. Çünkü siyasette dünün rakibi, yarının müttefiki olabilir.

