HALKWEBYazarlarDireksiyon Başındaki Köleler

Direksiyon Başındaki Köleler

0:00 0:00

 

Bu ülkede meydana gelen her büyük otobüs kazasından sonra aynı senaryo oynanıyor. Kameralar olay yerine koşuyor, birkaç gün boyunca kazanın görüntüleri dönüyor, ardından suç direksiyon başındaki kaptana yüklenip dosya kapatılıyor. Oysa kimse asıl soruyu sormuyor: O kaptan direksiyon başına hangi şartlarda oturdu?

Otobüs kaptanları bu ülkenin en ağır sömürülen emekçilerinden biridir. Binlerce kilometrelik yolları kat eden, yüzlerce insanın canını taşıyan bu insanlar çoğu zaman insan onuruna yakışmayan koşullarda çalıştırılmaktadır. Bir şehirden diğerine saatlerce araç kullanan kaptanlar, vardıkları yerde doğru dürüst dinlenemeden birkaç saatlik uykuyla tekrar dönüş seferine çıkarılmaktadır.

İnsan bedeninin bir sınırı vardır. Uykusuzluk, yorgunluk ve tükenmişlik direksiyon başında ölümle eş anlamlıdır. Buna rağmen bazı firmalar daha fazla sefer, daha fazla kazanç uğruna kaptanlarını adeta bir makinenin parçası gibi görmektedir. Dinlenme hakkı maliyet kalemi olarak görülmekte, insan hayatı ise ikinci plana atılmaktadır.

Sonra bir facia yaşandığında herkes şoförü konuşmaktadır. Oysa asıl sorgulanması gereken, o şoförü günlerdir dinlenmeden çalıştıran sistemdir. Asıl sorgulanması gereken, denetim görevini yerine getirmeyen mekanizmalardır. Asıl sorgulanması gereken, insan hayatını kâr hırsının gerisine atan şirket anlayışıdır.

Bugün yollarda yaşanan birçok ölümcül kazanın arkasında yalnızca bir sürücünün hatası değil, yıllardır göz yumulan bir sömürü düzeni bulunmaktadır. Kaptanlar dinlenemiyor, insanca çalışma koşullarına kavuşamıyor, ailelerinden uzak ağır şartlarda yaşam mücadelesi veriyor. Buna rağmen kamuoyu önünde ilk suçlanan yine onlar oluyor.

Eğer gerçekten kazaların önüne geçilmek isteniyorsa, direksiyon başındaki insanın çalışma ve dinlenme koşulları sıkı şekilde denetlenmelidir. Firmaların sorumluluğu görünmez kılınarak, bütün yükü kaptanların omzuna yıkan anlayış terk edilmelidir.

Çünkü uykusuz bırakılan bir kaptanın direksiyon başına oturtulması sadece bir çalışma düzeni değil, göz göre göre davetiye çıkarılan bir felakettir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI