Türkiye’nin en köklü siyasi partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), son dönemde iç dinamiklerindeki değişimler ve yönetimsel tercihler nedeniyle ciddi bir kimlik ve yön tayini kriziyle karşı karşıyadır. Parti içindeki hukuksal tartışmalar, yönetim tecrübesizliği iddiaları ve yolsuzlukla mücadeledeki zafiyetler, tabanda ve seçmen nezdinde “savrulma” olarak nitelendirilen bir belirsizliğe yol açmıştır. Bu durum, partinin sadece bir lider değişimine değil, köklü bir “kurumsal restorasyon” sürecine ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.
Yönetimsel Zafiyetler ve “Tecrübe” Eksikliği
Siyasi partiler, sadece ideolojik söylemlerle değil, aynı zamanda kurumsal hafıza ve yönetim becerisiyle ayakta kalır. Mevcut tablodaki temel sorunlar şu başlıklar altında toplanabilir:
-Liyakat ve Kadrolaşma:
Parti içindeki görevlendirmelerin teknik yeterlilikten ziyade sadakat veya dar grup çıkarları üzerinden yapılması, karar alma mekanizmalarını zayıflatmaktadır.
-Hukuksal ve Etik Kaymalar:
Yolsuzluk iddiaları karşısında sergilenen tutum ve parti içi hukuk süreçlerinin şeffaf yürütülmemesi, partinin topluma vaat ettiği “adalet” söylemiyle çelişmektedir.
-Stratejik Savrulma:
Günlük siyasetin rüzgarına göre değişen söylemler, partinin ana aksını belirlemesini zorlaştırmakta ve seçmen güvenini zedelemektedir.
“Abi Formülü” ile Bir Geçiş Dönemi Stratejisi
Partinin mevcut kaostan çıkması ve kurultay sürecine sağlıklı bir şekilde hazırlanması için “Abi Formülü” olarak adlandırılan rasyonel bir geçiş yönetimi elzem görünmektedir. Bu modelin temel taşları şunlardır:
1-Denge ve Denetleme:
Kemal Kılıçdaroğlu gibi partinin kurumsal yapısını bilen, farklı kanatları bir arada tutma becerisine sahip bir figürün rehberliğinde; tarafsız, saygın ve partiyi temsil kabiliyeti yüksek bir üst kurulun oluşturulması.
2-Liyakat Temelli Yeniden Yapılanma:
“Abi” figürü, koltuk hırsından arınmış bir şekilde, sadece liyakati esas alan teknik kadroların önünü açmalı ve partiyi bilimsel verilere dayalı bir yönetim anlayışına taşımalıdır.
3-Güven İnşası:
Yolsuzluk ve hukuksuzluk iddialarının üzerine kararlılıkla giden, parti içi denetim mekanizmalarını modernize eden bir yapı, seçmende kaybolan “ahlaki üstünlük” algısını yeniden tesis edebilir.
Kurultaya Giden Yol, Demokratik ve İlkeli Yenilenme
Bu formül, partiyi alelacele bir yarışa sokmak yerine, önce taşları yerine oturtmayı amaçlar. Hedef, kurultaya sadece isimlerin yarıştığı bir ortamda değil, “programların ve ilkelerin” tartışıldığı bir zeminde gitmektir.
-Kapsayıcı Dil:
Partinin geçmiş değerleri ile geleceğin teknolojik ve ekonomik gerekliliklerini harmanlayan bir vizyon belgesi hazırlanmalıdır.
-Örgüt Revizyonu:
Genel merkezden yerele kadar, tecrübe ile genç dinamizmini birleştiren bir yapı kurulmalıdır.
Sonuç olarak;
CHP’nin içinden geçtiği bu kritik eşik, sadece bir kadro değişikliği ile aşılamayacak kadar derindir. Tecrübeli bir liderliğin (Abi Formülü) koruyucu şemsiyesi altında, liyakatli kadroların partiyi yeniden inşa etmesi, hem ana muhalefetin sağlığı hem de Türkiye demokrasisinin geleceği açısından hayati bir zorunluluktur. Partinin savrulmayı durdurup rotasını yeniden “hukuk ve halk” eksenine kırması, bu stratejik akıl tutulmasından çıkışına bağlıdır.
