HALKWEBGündemPötürge'de Köylülerden Bakır Madenine Sert Tepki: Bu Topraklar Madene Teslim Edilmeyecek

Pötürge’de Köylülerden Bakır Madenine Sert Tepki: Bu Topraklar Madene Teslim Edilmeyecek

Malatya’nın Pütürge ilçesine bağlı Aktarla Mahallesi’nde planlanan bakır madeni
projesiyle ilgili toplantıda köylüler yetkililere sert tepki gösterdi. Köylüler, “Bu proje
yaşam alanlarımızı yok edecek” diyerek projeye karşı olduklarını yüksek sesle dile
getirdi.
Malatya’nın Pütürge ilçesine bağlı Aktarla Mahallesi’nde planlanan IV. Grup (Bakır)
Maden Ocağı ve Zenginleştirme Tesisi projesine karşı köylülerin tepkisi giderek
büyüyor. Projeye ilişkin bilgilendirme toplantısında köy halkı yetkililere sert bir
muhalefet sergiledi.
Toplantıya katılan köylüler, maden faaliyetlerinin tarım alanlarını, su kaynaklarını ve
yaşam alanlarını tehdit edeceğini belirterek projeye kesin bir dille karşı çıktıklarını
ifade etti. Salonun tamamına yakınının dolduğu toplantıda zaman zaman tansiyon
yükseldi.
Toplantıda söz alan bir köylü, yetkililere hitaben, “Biz bu topraklarda doğduk, bu topraklarda geçimimizi sağlıyoruz. Maden demek suyun, toprağın ve hayatın yok olması demektir,”
Başka bir köylü ise yaptığı konuşmada, “Bu maden sadece Aktarla’yı değil, Pütürge ve Kale hattındaki bütün köyleri etkileyecek. Suyumuz, toprağımız, hayvancılığımız bitecek. Bu yüzden topyekûn karşıyız,” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Toplantıda, maden sahasının mevcut hâlini ve benzer projelerin yol açtığı tahribatı
gösteren fotoğraflar katılımcılarla paylaşıldı. Köylüler, bu görüntülerin projenin geri
dönüşü olmayan çevresel zararlara yol açacağını açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Yetkililerin projeye ilişkin açıklamaları köylüleri ikna etmezken, toplantı boyunca bölge
halkı projeye karşı olduklarını net bir dille ifade etti. Köylüler, yaşam alanlarını korumak
için hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

“Bu sürece karşı tek yürek olmak zorundayız”

Toplantıda söz alan Hüsükkuşağı Derneği Başkanı Yusuf Usul, maden projesine karşı
sert ifadeler kullandı. Usul konuşmasında şunları söyledi:
“Türkiye’de maden sahalarının ne hâle geldiği ortada. Biz tabiatımızın
zehirlenmesine, toprağımızın tahrip edilmesine izin vermeyeceğiz. Yaşam alanımızı
yok edecek bir projeye kesinlikle izin vermeyeceğiz.”
Usul, köy halkına birlik çağrısında bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sürece karşı topyekûn, tek yürek olmak zorundayız. Çünkü söz konusu olan
bizim hayatımız, tabiatımız ve geleceğimizdir.”
Bu açıklamalar salondaki köylüler tarafından alkışlarla desteklenirken, toplantıda
maden projesine karşı ortak ve kararlı bir duruş sergilendi.
Toplantıda söz alan bölgedeki tüm köy muhtarları, planlanan bakır madeni projesine
çok sert bir dille karşı çıktıklarını açıkladı. Muhtarlar, projenin hayata geçirilmesine
kesinlikle izin vermeyeceklerini, bu kapsamda gerekli tüm hukuki süreçleri
başlatacaklarını kamuoyuna ilan etti.

Şirket yetkilileri toplantıya katılmadı

Toplantı boyunca köy halkının tepkisinin giderek arttığı, salonun genelinde yüksek bir
tansiyonun hâkim olduğu gözlendi. Köylüler, proje yetkililerinin toplantı alanına gelmiş
olmalarına rağmen halkı muhatap alarak toplantıya katılmamalarını sert bir şekilde
eleştirdi.
Proje yetkililerinin toplantıya katılmaktan kaçınması, köylüler tarafından “halkın
iradesinin yok sayılması” olarak değerlendirildi. Bu durum salondaki tepkinin daha da
artmasına neden olurken, köylüler yetkililerin tutumunun kendilerini daha da kararlı
hâle getirdiğini dile getirdi.
Toplantıda ayrıca ÇED sürecinin temel ilkelerinden biri olan “halkın katılımı”
ilkesinin fiilen ihlal edildiği yönünde ciddi tepkiler dile getirildi. Köylüler, toplantı
öncesinde yaklaşık 50 kişinin Çanakçı Köyü’nde bırakıldığını, bu nedenle toplantı
alanına ulaşamadıklarını ifade etti.
Köy halkı, bu durumun bilinçli ya da ihmale dayalı bir engelleme olduğunu savunarak,
halkın sürece katılımının fiilen ortadan kaldırıldığını belirtti. Köylüler,
“ÇED’in en temel şartı halkın katılımıdır. İnsanlar toplantıya getirilmediyse bu sürecin
meşruiyeti kalmaz,”
şeklinde tepki gösterdi.
Yaşanan bu durum, toplantı salonundaki tansiyonu daha da yükseltirken, köylüler
sürecin başından itibaren şeffaf ve adil yürütülmediğini savundu.

Çevreye vereceği zararlar anlatıldı

Toplantıda söz alan Bölükkaya Köyü sakinlerinden, Kamu Yönetimi mezunu Erkan
Aydın, maden tesisinin bölgeye vereceği zararları detaylı biçimde anlattı. Aydın,
projenin hayata geçirilmesi hâlinde doğanın geri dönülmez biçimde tahrip
edileceğini, su kaynaklarının kirleneceğini ve bölge halkının sosyo-kültürel ile
ekonomik yaşamının ortadan kaldırılacağını ifade etti.
Aydın konuşmasında şu sözleri kullandı:
“Bu bölgede maden tesisi kurulursa tabiatın ne hâle geleceği ortadadır. Sularımız
kirlenecek, hayvancılık ve tarım bitecek, köylünün yaşamı yok olacaktır. Bu dağları
Allah bu köylü için yarattı; proje yetkilileri gelip dağları patlatıp para kazansın diye
yaratmadı.”
Aydın’ın bu sözleri salonda bulunan köylüler tarafından uzun süre alkışlarla karşılandı.
Toplantının en dikkat çekici anlarından biri, Bölükkaya Köyü sakini, Erkan Aydın’ın
Türkiye genelindeki maden sahalarına ilişkin örnekleri görsellerle katılımcılara
göstermesiyle yaşandı. Aydın, bu örnekler üzerinden kendi bölgelerinin de aynı akıbete
sürüklenmek istendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de maden sahalarının geldiği nokta ortada. Kendi bölgemizin, kendi
tabiatımızın da bu hâle gelmesine müsaade etmeyeceğiz.”

Tepki çeken sözler

Bu sırada toplantıda bulunan yetkililerden birinin, “Toplantıyı bitiriyoruz, akşama kadar burada kalamayız,” şeklindeki sözleri salonda tepkiye neden oldu.
Erkan Aydın bu ifadeye sert bir karşılık vererek, “Eğer mevzu tabiat ise, eğer mevzu bu halkın yaşamıysa, sabaha kadar da buradayız,” dedi.
Aydın’ın bu sözleri üzerine salondaki köylülerin büyük çoğunluğu ayağa kalkarak uzun
süre alkışladı. Köylüler bu tavırlarıyla Erkan Aydın’a ve maden projesine karşı ortaya
konulan duruşa tam destek verdiklerini gösterdi.
Toplantının sonuna doğru dikkat çeken bir gelişme daha yaşandı. Katılımcıların
aktardığına göre, toplantıda bulunan yetkililerden biri, Erkan Aydın’ın açıklamalarının
ardından kendisine dönerek, “Bana öyle bakma, ben de senin tarafındayım,”
şeklinde bir ifade kullandı. Söz konusu yetkilinin bu cümleyle, yürütülen sürecin vicdani
olarak sorgulanması gereken bir noktada olduğunu ima ettiği yorumları yapıldı.
Ancak toplantıya katılan köylüler, bu sözlerin resmî tutanaklara geçirilmediğini, dile
getirilen vicdani yaklaşımın kayıt altına alınmadığını ifade etti. Bu durum da salondaki
yurttaşlar tarafından şeffaflık eleştirilerine neden oldu.

Proje Anayasa’ya aykırı

Toplantının sonunda yeniden söz alan Bölükkaya Köyü sakini,Erkan Aydın, planlanan
maden tesisi projesinin Anayasa’ya, yürürlükteki kanunlara ve Türkiye’nin taraf
olduğu uluslararası sözleşmelere açıkça aykırı olduğunu dile getirdi. Aydın, proje
kapsamında köylülerin Anayasa ile güvence altına alınmış yaşam haklarının ihlal
edildiğini, bu durumu hukuki dayanaklara dayanarak yetkililerin dikkatine sundu.
Erkan Aydın konuşmasında, maden projesinin halka rağmen ve halkın iradesi yok
sayılarak dayatıldığını, bunun hukuk devleti ilkesine aykırı bir uygulama olduğunu
ifade etti. Ancak toplantıya katılan yetkililerin, dile getirilen bu hukuki
değerlendirmeleri tutanağa geçirmemek konusunda ısrarcı olduğu belirtildi.
Bu tutum üzerine salondaki gerginliğin yeniden yükseldiği, köylülerin tepkisini açıkça
dile getirdiği gözlendi. Yaşanan tartışmaların ardından, tutanağa geçirilmediği ifade
edilen hukuki değerlendirmelerin, yetkililere yazılı olarak sunulduğu ve kayıt altına
alınmasının talep edildiği öğrenildi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR