HALKWEBYazarlarKatil Kim? “Ölüm hep bize, bize mi düşer usta?”

Katil Kim? “Ölüm hep bize, bize mi düşer usta?”

0:00 0:00

6 Şubat 2023’te Türkiye, tarihinin en yıkıcı ve ölümcül felaketini yaşadı. Maraş merkezli depremde 53 binden fazla insanımız hayatını kaybetti. 11 ilde ağır yıkıma neden olan depremler, 13 milyon kişiyi yerinden etti. Onlar sadece evlerini değil, sevdiklerini, komşularını, akrabalarını, mahallerini, sokaklarını, hatıralarını da kaybettiler!

Ondan önce 17 Ağustos 1999 depreminde yıkılan çürük binaların içinde 18.000 insanımızı kaybetmiştik!

Her yerde ölüm!

Anadolu’nun kadim kentleri yağmacı düzenin enkazı altında. Bu düzende sağ kalmak, yara almadan yaşamak, “özel” ihalelerle yapılan alt geçitlerde boğulmadan, rant uğruna yapılan çürük binaların enkazında kalmadan hayatta kalmak, “milli ve yerli devletin” kurduğu çadırlarda yağmura, sellere kapılmadan yaşamak zor;

bu vahşetin yarattığı toz dumana bulaşmadan siyasi olmak şart!

Demirden, çimentodan çalan müteahhitler kötü düzeni ve siyaseti de dizayn etmeye devam ediyor.

Çalmanın suç olmadığı yeni bir düzen kurumsallaşıyor!

“Zaten herkes çalarsa, kimse çalmamış sayılır.”

Yolsuzluğun ve rüşvetin karanlık dehlizlerinde hepimizin kaderi belirleniyor. Bu kötülükler ülkeyi yaşanmaz hale getirdi, yaşam sevincimizi kaybediyoruz!

Ülkemde bu sebeple yoksulluk var, bu sebeple adaletsizlik var, bu sebeple ötekileştirme var.
Kurdukları kirli tezgahlarda görev alan düzenbazlar, bir gün bu partide, ikinci gün diğer partide olabiliyor veya iş tutabiliyor.

Sonuçta ne oluyorsa, bu ülkenin çoğunluğuna oluyor. Bizim geleceğimiz, hayatımız karartılıyor!

Unutmayın, siyaset yolsuzlukla finanse edildiği sürece, kamusal alanlarımızın yağmalanması, çürük binalara ruhsat verilmesi, depremlerde enkaz altında kalmamız, bozuk gıdaların hepimize yedirilmesi ve kötü hastalıklara maruz kalmamız kaçınılmaz olacaktır.

Bu kirli düzeni sürdürmek isteyenler, siyasi temsilcilerini seçtirmek için her türlü hileli yöntemi uygulamaya, devletin temeli olan kurumları çürütmeye devam ediyor. Düzenbaz adaylar parlatıp güçlendirilerek seçilmek üzere önümüze koyuluyor ve onlar sayesinde rüşvet, yolsuzluk çarkı dönmeye devam ediyor.

Kirli düzeni yaratanlar şan şöhret, konfor içinde zenginleşirken, ülke enflasyon altında inliyor, işsizlik artıyor, esnaf iflas ediyor, ülke itibarını kaybediyor.

Oturduğumuz ev çürükse, tatil için gittiğimiz otel ruhsatsızsa, çocuğumuzun girdiği sınavın soruları çalınıyorsa, KPSS sınavının en başarılıları mülakatta eleniyorsa, kamuda işe alınacakların listeleri bir düzen partisinin ilçe teşkilatlarında yapılıyorsa ve bize doğduğumuz bu topraklarda yaşlanıp huzur içinde ölmek bile zor hale getirilmişse, bunun sorumlusu bu siyasi kalpazanlardır.

Nefes aldığımız ormanları, bağ bahçemizi suladığımız dereleri ve nehirleri, tatil yaptığımız sahilleri, yaşam alanlarımızı yağmalayıp beton yığınlarına ruhsat verenler işte bu siyasi simsarlardır.

2026 yılına umutla giremedik!

Hala “fetihlerin” kutlandığı, ortaçağ karanlığına doğru yol alıyoruz. Hüzün ve endişeden nefes alamıyoruz!

Geçen yıl da ülkemizi daha adaletli bir toplumsal düzene kavuşturamadık.

Geçen yıl da adaletsizlik, ayrımcılık, yağmalama devam etti.

Geçen yıl da kirli düzenden pay alanlar zenginleşirken, bunun bedelini yüksek enflasyon ve faiz ile halkımız ödemeye devam etti.

Geçen yıl da siyaset simsarlarının rüşvet ve yağma ile elde ettiği servet ve güce boyun eğen ve bu kirli düzenden pay isteyenlerin çoğaldığı bir yıl oldu.

Geçen yıl da kötülükleriyle bu ülkeyi yaşanmaz hale getirenlerden, nefsine yenik düşenlerden, yaşam sevincimizi yok edenlerden kurtulamadık.

Bu ülkenin haysiyetli insanları, bu ülkenin onurlu insanları, bu ülkenin temiz insanları! Bu kirli düzeni yaratanlara, yaşam sevincimizi yok edenlere, kirli düzen ile iş tutanlara karşı mücadeleyi sürdürelim!

Yaşadığımız yeryüzünü bir cennet olarak gören ve bunu korumak için mücadele eden siz iyi insanların YENİ YILI AYDINLIK OLSUN!

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI