Açıklanan yeni Orta Vadeli Program (OVP), yalnızca makroekonomik değişkenlerin revize edildiği nötr bir teknik doküman değildir; gelir dağılımını ve toplumsal kesimlerin refah seviyesini doğrudan şekillendiren politik bir tercihler metnidir. Önceki programlarda vaat edilen enflasyon hedeflerinin belirgin sapmalarla yukarı çekilmesi ve büyüme tahminlerinin aşağı revize edilmesi, dezenflasyon sürecinin ve küresel maliyet artışlarının faturasının bir kez daha geniş halk kitlelerine çıkarıldığını teyit etmektedir.
1-Enflasyon Sapması ve Eriyen Reel Satın Alma Gücü:
Programda en radikal revizyon enflasyon kulvarında gerçekleşmiştir. Bir önceki OVP’de %16 olarak ilan edilen 2026 yıl sonu enflasyon hedefi, tek kalemde %28,4’e yükseltilmiştir. Enflasyon hedeflerindeki bu %12,4’lük doğrudan yükseliş, ücretli çalışanlar ve emekliler açısından şu somut sonuçları doğurmaktadır:
* Beklenen Enflasyona Göre Ücret Artışı Sıkışması: Ekonomi yönetiminin dezenflasyon sürecinde ücret artışlarını “gerçekleşen” değil, “hedeflenen” enflasyona göre endeksleme eğilimi dikkate alındığında; sabit gelirliler geçmişte yaşadıkları satın alma gücü kaybını telafi edemeden yeni bir erime dalgasıyla karşı karşıya kalmaktadır.
* Gıda ve Temel Harcama İllüzyonu: Yıl sonu manşet enflasyon tahmini %28,4’e çıkarılırken, dar gelirli kesimlerin ve emeklilerin bütçesinde ana kalemi oluşturan gıda, barınma ve enerji enflasyonu bu ortalamanın çok üzerinde seyretmektedir. Dolayısıyla hissedilen yaşamsal enflasyon ile resmi revizyon arasındaki makas, emeklilerin reelde daha da fakirleşmesine yol açmaktadır.
2-Büyümenin Yavaşlaması ve İstihdam Üzerindeki Kıskaç:
Büyüme tahmininin 2026 yılı için %3,8’den %3,3’e düşürülmesi ve imalat sanayii büyüme hedefinin %2,3’e gerilemesi, dezenflasyon programının iç talebi ve üretimi baskılama felsefesine dayandığını doğrulamaktadır.
* İstihdam Riski: İmalat sanayiindeki yavaşlama, işgücü piyasasında yeni istihdam yaratma kapasitesini sınırlandırırken; mevcut istihdamın kalitesini ve pazarlık gücünü düşürmektedir. Programda işsizlik oranının kademeli düşeceği öngörülse de (%8,1), sanayideki ivme kaybı genç nüfus ve vasıflı işgücü için işsizlik baskısını artırmaktadır.
* Servet Transferi ve Bölüşüm Şoku: Büyümenin yavaşladığı ancak sermaye maliyetlerinin yüksek kaldığı konjonktürlerde, milli gelirden işgücünün aldığı pay (işgücü ödemelerinin payı) daralma eğilimine girmektedir. Kâr marjlarını korumak isteyen reel sektör, maliyet ayarlamasını doğrudan işgücü maliyetleri ve istihdam üzerinden yapmaktadır.
3-Bütçe Disiplini Adına Sosyal Transferlerin Daraltılması:
OVP’de bütçe açığının millî gelire oranının azaltılması hedeflenmektedir. Ancak bu mali disiplinin sağlanma yöntemi, yapısal tasarruf veya servet vergilendirmesi yerine büyük oranda sosyal harcamalar ve kamu hizmetleri üzerinden şekillenmektedir:
* Emekli Aylıklarında Kök Aylık Çıkmazı: Emekli aylıklarının artış mekanizması, OVP’deki sıkı maliye politikası hedefleri doğrultusunda alt sınır güncellemesi ve enflasyon farkı ile sınırlandırılmaktadır. Bütçeye yük olarak görülen sosyal güvenlik transferleri kısıtlandıkça, milyonlarca emekli “kök aylık” cenderesinde kalmaya devam etmektedir.
* Dolaylı Vergilerin Yükü: Bütçe gelirlerini artırma hedefi, vergi adaletini sağlayacak doğrudan vergiler yerine toplumu yatayda kesen KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilere dayanmayı sürdürmektedir. Bu durum, gelir dağılımı piramidinin en altında yer alan emekli ve asgari ücretlinin üzerindeki vergi yükünü ağırlaştırmaktadır.
-Kısaca Cefa Payının Toplumsal Dağılımı:
Veriler bütüncül değerlendirildiğinde; 2027–2029 OVP’si, dış şokların ve geçmiş politika tercihlerinin maliyetini sabit gelirli kitlelerin omuzlarına yükleyen bir yapı sergilemektedir. Büyümenin düştüğü, imalatın yavaşladığı ve enflasyon hedeflerinin sürekli yukarı yönlü revize edildiği bir denklemde; çalışanlar için paya düşen şey reel ücret erimesi, emekliler için ise yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesidir. OVP, makro dengeleri kağıt üzerinde tutturma gayretindeyken, bölüşüm adaletini ve toplumsal refahı programın dışsal bir değişkeni olarak bırakmaktadır.
