HALKWEBYazarlarYanlış Yerde Hakikat Arayanlar... Dağ fare doğurdu!

Yanlış Yerde Hakikat Arayanlar… Dağ fare doğurdu!

0:00 0:00

3. Dünya ülkelerinde ve Ortadoğu’da görülen travma! Çaresi yok bu hastalığın, çözümü yok bu denklemin… Yüreklerde korku dağları, güvendiğin dağlara kar yağıyor ve yarı yolda bırakan dizboyu, vefa semt adı, adalet sokak çocuğu, hürriyet esir, cehalet cesur, feraset ürkek, basiret kör…

“Buna can dayanmaz!” diyen canlı cenaze!

Ağlayarak sızlayarak günah çıkartmalar, kendi penceresindeki pisliği görmeyenlerin komşunun camına laf etmesi, doyumsuzluğun sınır tanımaması, işsiz olduğu için evlenemeyenlere sabır tavsiye edenlerin “Bekara sabır, evliye bir daha!” deme yüzsüzlüğü, kuş yemi misali verdiği fitre ile el öptürme yarışına giren riyakar zengin, onu yolmak için önünde takla atan muhtelif cemaatler, tarikatlar,dernekler ve STK’lar…

İlkesizliğin, sahtekarlığın, omurgasızlığın Şampiyonlar Ligi olan Türkiye! Üst yönetir elbette ama ast da yöneltir, yol açar, istikamet çizer! Doğruya doğru demek marifet değil; Ey dalkavuk! Ey soytarı! Yanlışa yanlış demek marifet!

Tekneler asil olsa ne fayda hamurun mayası bozuksa, hamur yoğuran pis ise! Bu tekneden temiz ekmek çıkmaz, yiyen hastanede alır soluğu! Sorun tekne değil, hamur yoğuran el ve hamurun hammaddesi!

Zaten temiz karaktere sahip hamur yoğuran el, bozuk mayaya ve una tenezzül etmez! Bakır kaplarda yemek yiyenler zehirleniyor ise suç bakırda veya kapta değil onu kalaylatmayanda koçum!

Yanlış yerlerde arama hakikati! Cüzdanını bodrumda düşüren, bahçede cüzdan arıyor! Nerede kaybettiysen orada arayacaksın, etrafını kandırma beyim!

Arzular şelale olur mecrasını kaybeden kevaşeye… “Şeytana uydum beni affet!” diyenin sahte gözyaşlarına aldanmasın kimse! Yoldan çıkanlara fırsat verenler, yolu da kaybetti yönü de..

Hırsızların cirit attığı yolda , yol levhaları sökülür… Çalacak olan illa ki çalacak, arzusuna esir çünkü (!) akrep duramaz sokmadan, “huyu kurusun!” diyerek akrep ile dost olan mezarını hazırlasın çarçabuk!

“Biz kırk hırsızız, birbirimizi tanırız!” demiş kırk haramî! Kapılar ne denli zorlu olsa da içerde varsa hain kilit kırılır erenler! Zemheri rüzgârı adam öldürmez ama içeride cereyana kalan zatürre olur ve sonu mevtâ!

Olması gerektiği gibi değilse olan, oldurması gerekenlerin acziyetidir sebep… Öyle beze böyle tarak vurulur! “Hak bela yazmaz kul azmadıkça!” yarenler… Sebep aramaya ne sebep? Sonuç ortada?

Yolda bulduklarını, yola çıktıklarına değişenlerin hazin kaderi!

Dağ fare doğurdu!

YAZARIN DİĞER YAZILARI