Bir yer var;
savaşın ortasında büyüyen çocukların
oyuncaktan önce cesareti öğrendiği.
Bir yer var;
annelerin her sabah
“bugün de sağ mıyız” diye uyandığı
ama yine de kapı önüne bir sandalye koyduğu.
Orada insanlar büyük laflar kurmadı.
Hayatta kalmayı denediler.
Birbirlerine tutunarak,
aynı acıyı farklı dillerde anlatarak.
Kadınlar ilk kez
yalnızca yas tutmadı,
karar da aldı.
Bu yüzden sarsıldı alışılmış düzen.
Belki eksikti, belki yarımdı,
ama samimiydi.
Çünkü orada umut,
bir ideoloji değil,
ertesi güne uyanma ihtimaliydi.
