Türkiye’de trafik sağdan akar; direksiyon soldadır. Bu yüzden sürekli solu işgal eden araç, karşıdan gelenle çarpışır ve kaza yapar. Hele karşıdan gelen bir kamyon ya da ağır vasıtaysa, otomobil perte çıkar. Maazallah…
Türk siyaseti de böyledir.
Sağı hesaba katmadan yapılan siyaset, sol partilere yıllardır iktidar yüzü göstermedi. Bu alanda merhum Bülent Ecevit’in başarısı istisnadır; o da kısa ömürlü olmuştur.
Ecevit sonrası dönem, iktidara en çok yaklaşılan zirve olarak tarihe geçti. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2023 Cumhurbaşkanlığı adaylığında aldığı %48 oy, CHP ve sol siyaset açısından tarihî bir başarıdır. İkinci turda yaklaşık 2,5 milyon oy farkıyla kaybedildi.
Koltuk, Ego ve Kayıp İktidar
Kullanılmayan yaklaşık 10 milyon oyun içinde, en az 2,5 milyon muhalif oy olduğu açıktır. Ancak “her şeyi bilen” konformist monşer solcular buna da engel oldu.
İkinci tur başlamadan ortaya atılan “değişim” söylemi, seçmeni pasifleştirdi. Moral bozuldu, motivasyon çöktü. Milletvekilliğini alanların gönülsüz ve ikircikli hâlleri gözden kaçmadı. Kılıçdaroğlu’na yönelik ilk hançerler o günlerde saplanmaya başlamıştı.
Monşer Siyasetinin İflası
İnanın, insana gülerler.
Koskoca ülkede 2,5 milyon CHP oyu mu bulunamadı? İYİ Parti ve Saadet tabanı kadar bile sahaya inilmedi. Karşı mahalle ise sonuna kadar çalıştı. Kimi dava aşkıyla, kimi sevap ümidiyle sandığa koştu. Çünkü inanan kazanıyor.
Zaten büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü boşa değildir:
“Zafer, ‘zafer benimdir’ diyebilenlerindir.”
Elitizmle Kaybedilen Seçim
Sağ seçmenden gelen yaklaşık 15 milyon oy tesadüf değildir. Bu, “Bay Kemal mucizesi”dir.
Helalleşme ve Halil İbrahim Sofrası siyaseti başarıdır. Ancak Türk solunun müzmin hastalığı olan memnuniyetsizlik, herkesin kendini allâme sanması, asker olmadan komutanlık yapma hevesi yüzünden seçim kaybedilmiştir.
Subayı askerinden fazla olan ordular savaş kazanamaz.
“Halktan Kopan Solun Hezimeti”
Sanmayın ki seçim sağ seçmen yüzünden kaybedildi.
Sanmayın ki “makarnacı, koyun” diye aşağılananlar yüzünden oldu.
Asıl kaybedenler; elitist, kibirli, halktan kopuk solculardır.
Solun Bitmeyen İç Savaşı
Herkes suçsuz, tek suçlu Kılıçdaroğlu öyle mi?
“Erken” dedi, “acele etmeyin” dedi, dinlemediniz. Hazır adamı yediniz. Bugün Ekrem İmamoğlu siyasi baskılarla boğuşuyor, diğerleri koltuk derdinde. Bu mu vefa? Bu mu yol arkadaşlığı?
Sandık ve Gerçekler
Sağ seçmen gerçeğini hâlâ anlamadınız.
Ramazan’da alenen içki içen,
Dini ve kültürel değerlere saygı göstermeyen(mezar başında rakı),
Halkın yaşam tarzını küçümseyen zihniyete oy vermez bu millet.
Aç kalsa da vermez.
“Vermezse vermez” kolaycılığıyla bahane üretmeyin.
Eğer muhalefet bu zihniyetle devam ederse, genel seçimde kaybettikleri gibi yerel seçimleri de kaybedecekler.
Bugünden yazıyorum.
Tarihe not düşüyorum.
Türkiye’de trafik de siyaset de sağdan akar.
